İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR
Tüm konular (108)

Alfabe ve telaffuz

Alfabe ve telaffuz

Zamanlar ve Konjunktiv

Zamanlar

Konjunktiv

Fiiller: çekim, kip fiilleri, edilgen

Fiil: şimdiki zaman ve gövde

Kip fiilleri

Edilgen çatı

Hâller, isimler ve artikeller

Dört hâl

İsimler: cinsiyet, çoğul, birleşik isimler

Artikeller

Zamirler

Sıfatlar

Edatlar

Cümle yapısı

Sözcük dizilişi

Yan cümleler

Olumsuzluk

Üslup ve incelikler

İnce ayar ve yazım

B1  ·  Yan cümleler

Dolaylı sorular ve „zu“ cümleleri

„ob“, soru sözcükleri ve „zu“ + mastar

Bir cümlenin içindeki soru artık soru değildir — ve kendi öznesi olmayan bir cümle zu alır.

Bir bakışta

Aklında tut
wann zamanı sorar, wenn koşul koyar, ob „-ip -mediği“dir.
Biçim
Wann kommt der Zug?doğrudan
İşaret sözcükleri
  • ob
  • wann
  • wo
  • wie
  • warum
  • zu
  • um ... zu
  • ohne ... zu
Tuzak
Yanlış:Ich weiß nicht, wenn er kommt.
Doğru:Ich weiß nicht, wann er kommt.

Sıra sende

Bu konuda 5 alıştırma. Cevapların tarayıcıda kontrol edilir; hiçbiri cihazından dışarı çıkmaz.

Şimdi kendin yazBu konuda 3 cümle; yazarak çalış, anında kontrol edilsin.

Biçim

Kalıplara bir bakışta

Her satır önce kalıbın ne zaman ya da ne için kullanıldığını söyler, sonra Almanca bir örnek verir.

soru işareti

doğrudanWann kommt der Zug?
dolaylıWeißt du, wann der Zug kommt?
evet / hayırEr fragt, ob du Zeit hast.
zu ile mastarIch habe vergessen anzurufen.
um … zuIch rufe an, um einen Termin zu machen.

Kurallar tek tek

Bu konunun ele aldığı biçimBu biçimi gerektiren kelime

  1. Dolaylı soru bir yan cümledir: fiil sonda, içinde soru işareti yok.

    Ich weiß nicht, wo er wohnt.Nerede oturduğunu bilmiyorum.

  2. Evet-hayır sorusunu ob açar.

    Sie hat gefragt, ob wir kommen.Gelip gelmediğimizi sordu.

  3. İki cümlenin öznesi aynıysa dass yerine zu ile bir mastar kullanılır.

    Ich hoffe, dich bald zu sehen.Seni yakında görmeyi umuyorum.

  4. Ayrılabilen fiilde zu ön ek ile gövdenin arasına girer: anzurufen, aufzustehen.

    Es ist Zeit aufzustehen.Kalkma zamanı.

Örnek cümleler

Können Sie mir sagen, wo der Bahnhof ist?Bana istasyonun nerede olduğunu söyleyebilir misiniz?

Ich weiß nicht, ob das stimmt.Bunun doğru olup olmadığını bilmiyorum.

Er hat versprochen, morgen anzurufen.Yarın aramaya söz verdi.

Wir sind früher gefahren, um den Stau zu vermeiden.Trafik sıkışıklığından kaçmak için erken yola çıktık.

Sie ging, ohne etwas zu sagen.Hiçbir şey söylemeden gitti.

8 örnek cümle daha

Weißt du, wie lange das dauert?Bunun ne kadar süreceğini biliyor musun?

Sie hat mich gefragt, ob ich Zeit hätte.Vaktim olup olmadığını sordu.

Ich habe vergessen, das Fenster zuzumachen.Pencereyi kapatmayı unuttum.

Es ist schwer, das zu erklären.Bunu açıklamak zor.

Er ging weg, ohne sich zu verabschieden.Vedalaşmadan gitti.

Wir haben angefangen, Deutsch zu lernen.Almanca öğrenmeye başladık.

Ich weiß nicht, warum sie nicht angerufen hat.Neden aramadığını bilmiyorum.

Sie fuhr in die Stadt, um einzukaufen.Alışveriş yapmak için şehre gitti.

Türkçe konuşanların sık düştüğü tuzak

Dikkat

Türkçe bu üç anlamı tek bir kalıpla söyleyebilir: „ne zaman geleceğini bilmiyorum“, „gelirse“, „gelip gelmeyeceğini“. Almancada üç ayrı sözcük vardır ve birbirinin yerine geçmez. wann bir zamanı sorar, aktarılan bir soruda da. wenn bir koşuldur ya da tekrarlanan bir durum. ob „-ip -mediği“dir. Ich weiß nicht, wenn er kommt dilbilgisi açısından doğrudur ama „gelirse, bilmiyorum“ gibi havada kalan bir koşul söyler.

Yanlış:Ich weiß nicht, wenn er kommt.
Doğru:Ich weiß nicht, wann er kommt.

Açıklamanın tamamı

Hepsini oku · yaklaşık 1 dk

Başka bir cümlenin içinde aktarılan soru bir yan cümle olur: Fiil sona gider, soru işareti kalkar. Wann kommt er?, Ich weiß nicht, wann er kommt olur. Soru sözcüğü kalır ve bir bağlacın işini görür. Türkçede bunun karşılığı bir sıfat-fiildir: „ne zaman geleceğini bilmiyorum“.

Evet-hayır sorusunda tekrar kullanılacak bir soru sözcüğü yoktur; Almanca bunun için ob’u kullanır: Er fragt, ob wir mitkommen. Türkçede bu „gelip gelmediğimizi“ biçimidir: fiil iki kez, bir olumlu bir olumsuz. Almancada tek bir ob bu ikiliğin hepsini taşır. ob asla koşul bildiren „-se“ değildir; onu wenn ile karıştırmak bambaşka bir anlam verir.

Bu konudaki öbür cümle türünün hiç öznesi yoktur. İki yarının öznesi aynıysa Almanca sonda zu ile bir mastar kullanır: Ich habe vergessen, den Brief einzuwerfen. Türkçede bu çoğu zaman „-meyi“ biçimidir: „mektubu atmayı unuttum“. Ayrılabilen fiilde zu ön ek ile gövdenin arasına girer ve hepsi tek sözcük olur.

Bu konuyu ne kadar iyi biliyorsun?

Yolda sıradaki: 82 · İsimleştirme: „das Essen“Öğrenme yoluna dön

İlgili konular