İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

Almanca deyimler

Gündelik hayatta gerçekten karşına çıkan 6 deyim — anlamı, en yakın Türkçe karşılığı ve bir örnek cümleyle. Her listede bulunan ama kimsenin söylemediği tuhaflıklar olmadan.

Burada ne yok

Listelerin çoğu kimsenin kullanmadığı deyimlerle doludur. Renklidirler, kolayca açıklanırlar ve sohbette hiç geçmezler. Bu listenin ölçütü başka: Buradaki her deyim sıradan bir haftada karşına çıkabilecek bir deyim — işte, sohbette, bir e-postada.

Bu yüzden her birinin yanında üç şey var ve başka yerlerde eksik olan ortadaki:

  • Anlamı bir cümle olarak, tek bir anahtar kelimeyle değil.
  • En yakın Türkçe karşılığı — ya da karşılığı olmadığı bilgisi. Bir deyimin Türkçe karşılığı olmadığını bilmezsen onu kelime kelime çevirirsin ve kimse seni anlamaz.
  • Gerçekten geçtiği bir örnek cümle.

Deyimler kelimelerden daha risklidir. Yanlış kullanılan bir kelime bir hatadır; yanlış kullanılan bir deyim ise onu bir yerden anlamadan kapmışsın gibi duyulur. Birini burada ilk kez okuyorsan, kullanmadan önce başka birinden de duymayı bekle.

Günlük hayatta

2 deyim

Sıradan bir sohbette karşına çıkan deyimler.

die Daumen drückenB1

Önündeki bir iş için birine başarı dilemek — kelimesi kelimesine „başparmakları sıkmak“.

Türkçe: bol şans dilemek; „dualarım seninle“

Ich drücke dir die Daumen für morgen.Yarın için sana bol şans diliyorum.

Almanlar bunu söylerken başparmaklarını gerçekten yumruklarının içinde sıkar. Türkçe aynı durumda çoğu zaman „bol şans“ ya da „başarılar“ der.

das ist ein KinderspielB1

Bir şey çok kolaydır.

Türkçe: çocuk oyuncağı

Der Test war ein Kinderspiel.Test çocuk oyuncağıydı.

Türkçeyle neredeyse aynı imge: Türkçe „oyuncak“ der, Almanca „oyun“ (das Spiel).

İnsanlar ve duygular

1 deyim

Birinin nasıl biri olduğunu ya da nasıl hissettiğini anlatmak için.

jemandem auf die Nerven gehenB1

Birini çok rahatsız etmek, sinirlendirmek.

Türkçe: birinin sinirine dokunmak; sinirini bozmak

Das Geräusch geht mir auf die Nerven.Bu ses sinirime dokunuyor.

Burada da imge örtüşür. Dikkat: Rahatsız olan kişi yönelme hâlinde (Dativ) durur: Das geht mir auf die Nerven.

Zaman ve fırsat

2 deyim

Çok erken, çok geç ve tam zamanında için deyimler.

in letzter MinuteB1

Bitişe çok az kala, son anda.

Türkçe: son dakikada; son anda

Wir haben es in letzter Minute geschafft.Son dakikada yetiştirdik.

Kelimesi kelimesine Türkçeyle aynı. Artikel yok, ama sıfat yine de ek alır: letzter, yönelme hâlinde (Dativ) dişil biçim.

etwas auf morgen verschiebenA2

Bir işi bir gün sonraya bırakmak.

Türkçe: yarına ertelemek; yarına bırakmak

Verschieben wir das auf morgen.Bunu yarına erteleyelim.

Yarına ertelemek auf morgen: Almanca burada auf edatını kullanır, Türkçe yönelme hâlini („yarına“).

Para ve emek

1 deyim

Bir şeyin neye mal olduğu — ve neye değdiği.

das kostet ein VermögenB1

Bir şey çok pahalıdır.

Türkçe: bir servete mal olmak; dünyanın parası

Die Reparatur kostet ein Vermögen.Tamir bir servete mal oluyor.

Türkçe „servet“ der, Almanca da das Vermögen, yani birinin bütün mal varlığı.

Deyimleri çalış

Sana anlamı verilir, deyimi sorulur — ve tersi.