Etiket, bir cümlenin nereye ait olduğunu gösterir. Yanındaki hoparlör cümleyi sesli okur.
Mahlzeit!Afiyet olsun! (iş arkadaşları arasında)
A1rahat Öğle saatlerinde iş arkadaşları arasında kullanılan bir selam; ofislerde ve fabrikalarda, özellikle güneyde sık duyulur. Bazılarına eski moda gelir; aynı kelimeyle karşılık verebilirsin.
Ich arbeite bei einer Bank.Bir bankada çalışıyorum.
A1nötr
Wo ist das Büro von Herrn Yilmaz?Yılmaz Bey’in odası nerede?
A1nötr
Ich habe um drei einen Termin.Saat üçte bir randevum var.
A1nötr
Ich mache jetzt Pause.Şimdi mola veriyorum.
A1nötr
Die Arbeit macht mir Spaß.Bu iş bana keyif veriyor.
A1nötr Spaß machen kalıbında keyif veren şey öznedir, sen yönelme hâlindesin (Dativ): mir. Türkçedeki bana keyif veriyor ile aynı mantık.
Guten Morgen! Ich bin Anna, die neue Kollegin.Günaydın! Ben Anna, yeni iş arkadaşınız.
A1nötr
Bis morgen!Yarın görüşürüz!
A1nötr
Ich arbeite seit drei Jahren als Softwareentwicklerin.Üç yıldır yazılım geliştirici olarak çalışıyorum.
A2nötr Türkçedeki gibi: hâlâ süren bir şey için Almanca seit ile şimdiki zamanı kullanır, tıpkı üç yıldır çalışıyorum gibi.
Wollen wir uns duzen?Senli benli konuşalım mı?
A2nötr du teklif etmenin olağan yolu budur. Birçok genç şirkette herkes ilk günden du der.
Ich melde mich morgen bei Ihnen.Yarın size haber veririm.
A2kibar
Sehr geehrte Frau Schneider,Sayın Schneider Hanım,
A2resmî Virgülden sonra e-posta yeni satırda ve küçük harfle devam eder.
Mit freundlichen GrüßenSaygılarımla
A2resmî Kapanış kalıbından sonra virgül konmaz.
Mein Chef ist diese Woche im Urlaub.Patronum bu hafta izinde.
A2nötr
Unsere Firma ist klein, aber international.Şirketimiz küçük ama uluslararası.
A2nötr
Ich habe gestern bis sieben Uhr gearbeitet.Dün saat yediye kadar çalıştım.
A2nötr
Das ist eine neue Aufgabe für mich.Bu benim için yeni bir görev.
A2nötr
Ist die Stelle noch frei?Pozisyon hâlâ boş mu?
A2nötr
Kannst du mir kurz helfen?Bana bir dakika yardım edebilir misin?
A2rahat
Mein Zug hat Verspätung. Können wir um halb drei telefonieren?Trenim gecikiyor. İki buçukta telefonda konuşabilir miyiz?
A2nötr
Der Lieferant hat angerufen: Die Ware kommt erst am Mittwoch.Tedarikçi aradı: mallar ancak çarşamba gelecek.
A2nötr
Guten Tag, ich habe um zehn Uhr ein Vorstellungsgespräch bei Frau Schneider.İyi günler, saat onda Schneider Hanım’la bir iş görüşmem var.
B1resmî
Könnten Sie mir bitte sagen, wie die Einarbeitung abläuft?İşe alışma sürecinin nasıl işlediğini bana söyleyebilir misiniz?
B1kibar Könnten Sie kibar Konjunktiv II biçimidir; wie ile başlayan yan cümlede fiil sona gider: abläuft.
Könnten wir den Termin auf Donnerstag verschieben?Randevuyu perşembeye erteleyebilir miyiz?
B1kibar
Ich bin heute ab 14 Uhr im Homeoffice erreichbar.Bugün saat 14’ten itibaren evden çalışıyorum ve ulaşılabilirim.
B1nötr
Die Besprechung dauert bestimmt noch eine halbe Stunde.Toplantı kesin daha yarım saat sürer.
B1nötr
Im Anhang finden Sie meinen Lebenslauf.Özgeçmişimi ekte bulabilirsiniz.
B1resmî
Ich habe viel Erfahrung im Kundenservice.Müşteri hizmetlerinde çok deneyimim var.
B1nötr
Die Frist für die Bewerbung endet am Freitag.Başvuru süresi cuma günü doluyor.
B1nötr
Ich würde gern über mein Gehalt sprechen.Maaşım hakkında konuşmak isterdim.
B1kibar
Bis wann soll das erledigt sein?Bunun ne zamana kadar bitmesi gerekiyor?
B1nötr
Ich bin dafür zuständig, neue Kunden zu betreuen.Yeni müşterilerle ilgilenmekten ben sorumluyum.
B1nötr zuständig für, bir işin senin sorumluluğunda olduğunu söylemenin ofisteki olağan yoludur.
Im dritten Quartal ist der Umsatz um acht Prozent gestiegen.Üçüncü çeyrekte ciro yüzde sekiz arttı.
B1nötr
Der Kunde hat sich beschwert und möchte heute noch zurückgerufen werden.Müşteri şikâyet etti ve bugün içinde geri aranmak istiyor.
B1nötr
Könnten wir die Budgetbesprechung auf Mittwoch verschieben? Die Zahlen sind noch nicht fertig.Bütçe toplantısını çarşambaya erteleyebilir miyiz? Rakamlar henüz hazır değil.
B1kibar
Kurze Info vorab: Der Kunde hat den Liefertermin um eine Woche vorgezogen.Önden kısa bir bilgi: müşteri teslim tarihini bir hafta öne aldı.
B1rahat vorziehen, verschieben fiilinin tersidir: tarih öne alınır.
Bitte entschuldigen Sie die Verzögerung. Ihre Bestellung hat heute Morgen unser Lager verlassen.Gecikme için özür dileriz. Siparişiniz bu sabah depomuzdan çıktı.
B1resmî