İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

B1  ·  64 kelime

Almanca: İş ve meslek

Bir iş sözleşmesinin, bir iş ilanının ve işteki ilk günün kelimeleri.

Alman çalışma hayatının kendine ait bir kelime hazinesi var ve bunun büyük kısmı fiillerden değil isimlerden oluşur: die Kündigung (fesih, işten çıkış), die Einstellung(işe alım)die Bewerbung(başvuru)die Krankmeldung(hastalık bildirimi) -ung kalıbını tanıyınca bir sözleşme engel olmaktan çıkar, okunur hâle gelir; Türkçedeki „-me, -ma“ ile fiilden isim yapmaya benzer. Bir ayrımı da baştan netleştirmekte fayda var: die Arbeit yapılan iştir, die Stelle ya da der Jobpozisyondurder Berufise eğitimini aldığın meslektir Türkçedeki „iş“ üçünü de karşılar, Almanca seçmeni ister. Almanya'da meslek çoğu zaman bir Ausbildung ile, yani işyeri ve meslek okulunda birlikte yapılan bir eğitimle öğrenilir; bu yüzden iş ilanlarında abgeschlossene Ausbildung çok sık geçer.

Kelimeler

Fiil (19)

verdienenkazanmak; hak etmekFiilA2
Sie verdient gut in ihrem Beruf.Mesleğinde iyi kazanıyor.

İki anlamı da yaygın.

einstellenişe almak; ayarlamakFiilB1
Die Firma stellt zwei Leute ein.Şirket iki kişiyi işe alıyor.

Ayrılabilen fiil: Die Firma stellt ein. Bir cihazı ayarlamak anlamı da var.

kündigenistifa etmek; işten çıkarmak; feshetmekFiilB1
Er hat zum Monatsende gekündigt.Ay sonu itibarıyla istifa etti.

Kişi yönelme hâlinde (Dativ): jemandem kündigen = birini işten çıkarmak. Fesih Almanya'da yazılı ve imzalı olmalıdır; e-posta ya da mesaj yetmez.

kündigen fiilinin çekimi →

erledigenhalletmek, bitirmekFiilB1
Das muss heute noch erledigt werden.Bunun bugün halledilmesi gerekiyor.

Ayrılamayan fiil: erledigt.

erledigen fiilinin çekimi →

sich kümmernilgilenmek, halletmekFiilB1
Ich kümmere mich darum.Ben onunla ilgilenirim.

Dönüşlü, um + belirtme hâli (Akkusativ): Ich kümmere mich darum.

krankschreibenrapor vermek (doktor)FiilB1
Der Arzt hat mich für eine Woche krankgeschrieben.Doktor bana bir hafta rapor verdi.

Hastaysan işverene hemen, işe başlamadan haber ver (Krankmeldung). Doktorun belgesine Arbeitsunfähigkeitsbescheinigung denir.

anbietenikram etmek; teklif etmekFiilA2
Darf ich Ihnen einen Kaffee anbieten?Size bir kahve ikram edebilir miyim?

Ayrılabilen fiil: Ich biete an.

beendenbitirmek, sona erdirmekFiilA2
Wir beenden das Treffen um fünf.Toplantıyı saat beşte bitiriyoruz.
organisierendüzenlemek, organize etmekFiilA2
Wer organisiert die Feier?Kutlamayı kim düzenliyor?
führenyönetmek, işletmek; götürmekFiilB1
Sie führt ein kleines Hotel.Küçük bir otel işletiyor.

führen fiilinin çekimi →

behaltentutmak, saklamakFiilB1
Sie können den Stift behalten.Kalem sizde kalabilir.
besitzensahip olmakFiilB1
Er besitzt zwei Autos.İki arabası var.
kämpfenmücadele etmek, savaşmakFiilB1
Sie kämpfen für bessere Löhne.Daha iyi ücretler için mücadele ediyorlar.

Sendika: die Gewerkschaft; grev: der Streik.

verhandelnpazarlık etmek, müzakere etmekFiilB1
Sie verhandelt über ein höheres Gehalt.Daha yüksek bir maaş için pazarlık ediyor.
erfüllenkarşılamak, yerine getirmekFiilB1
Sie erfüllt alle Voraussetzungen für die Stelle.İş için gereken bütün şartları karşılıyor.

İlanlarda: Sie erfüllen folgende Voraussetzungen …

durchführenyapmak, gerçekleştirmekFiilB1
Die Firma will eine Umfrage durchführen.Şirket bir anket yapmak istiyor.

Ayrılabilen fiil: führt durch, durchgeführt.

auszahlenödemek (parayı vermek)FiilB1
Die Bank kann das Geld sofort auszahlen.Banka parayı hemen ödeyebilir.

Ayrılabilen fiil: zahlt aus, ausgezahlt.

weitergebeniletmek, aktarmakFiilB1
Bitte die Information an alle weitergeben.Bilgi herkese iletilsin.

Ayrılabilen fiil: gibt weiter, weitergegeben.

kürzenkısmak, azaltmak; kısaltmakFiilB1
Die Firma will die Löhne kürzen.Şirket ücretleri düşürmek istiyor.

İsim (42)

die Arbeitiş, çalışmaİsimA1
Die Arbeit macht mir Spaß.İşimden keyif alıyorum.

Yazılı bir ödev ya da sınav kâğıdı anlamına da gelir.

die Stelleiş, pozisyon, kadroİsimA2
Sie hat eine neue Stelle gefunden.Yeni bir iş buldu.

„Yer, nokta“ anlamı da var. İş ilanı: die Stellenanzeige.

die Firmafirma, şirketİsimA2
Die Firma hat vierzig Mitarbeiter.Şirkette kırk çalışan var.

Çoğulu: die Firmen.

das Unternehmenşirket, işletmeİsimB1
Das Unternehmen wächst seit Jahren.Şirket yıllardır büyüyor.

Firma'dan daha resmî.

das Bürobüro, ofisİsimA1
Mein Büro ist im dritten Stock.Ofisim üçüncü katta.
der Chefpatron, şef, amirİsimA2
Der Chef ist heute nicht im Haus.Patron bugün burada değil.

Kadını: die Chefin. „Ş“ ile okunur, Fransızcadaki gibi.

der Mitarbeiterçalışan, personelİsimB1
Alle Mitarbeiter bekommen eine E-Mail.Bütün çalışanlara bir e-posta gidiyor.

Kadını: die Mitarbeiterin.

die Abteilungbölüm, departmanİsimB1
Er arbeitet in einer anderen Abteilung.Başka bir bölümde çalışıyor.
der VertragsözleşmeİsimB1
Der Vertrag läuft bis Ende des Jahres.Sözleşme yıl sonuna kadar geçerli.

Çoğulu: die Verträge. İş sözleşmesi der Arbeitsvertrag; imzalamadan önce süreyi ve fesih süresini oku.

das GehaltmaaşİsimB1
Das Gehalt kommt am Ersten.Maaş ayın birinde yatıyor.

Artikele dikkat: das Gehalt maaş, der Gehalt içerik. Brüt brutto, net netto.

der Lohnücret, yevmiyeİsimB1
Der Lohn wird wöchentlich gezahlt.Ücret haftalık ödeniyor.

Çoğulu: die Löhne. Asgari ücret: der Mindestlohn. Bordro: die Lohnabrechnung.

die Bewerbungiş başvurusuİsimB1
Die Bewerbung muss bis Freitag da sein.Başvurunun cumaya kadar ulaşması gerekiyor.

Fiili: sich bewerben um + belirtme hâli (Akkusativ). Başvuru dosyası genellikle ön yazı, CV ve belgelerden oluşur.

der Lebenslaufözgeçmiş, CVİsimB1
Der Lebenslauf soll tabellarisch sein.Özgeçmiş tablo şeklinde olmalı.

Alman CV'si genellikle tarihlerin tablo hâlinde sıralandığı bir ya da iki sayfadır.

das Vorstellungsgesprächiş görüşmesi, mülakatİsimB1
Das Vorstellungsgespräch ist am Dienstag.İş görüşmesi salı günü.

Görüşmede genellikle Sie ile konuşulur; karşı taraf du önermedikçe sen de Sie de.

die Arbeitszeitçalışma saatleri, mesaiİsimA2
Die Arbeitszeit ist von neun bis siebzehn Uhr.Mesai dokuzdan beşe kadar.
die Überstundefazla mesai (saati)İsimB1
Die Überstunden werden ausgezahlt.Fazla mesailer ödeniyor.

Çoğunlukla çoğul: die Überstunden.

die Pausemola, araİsimA1
Wir machen um zwölf Pause.Saat on ikide mola veriyoruz.
die BesprechungtoplantıİsimB1
Die Besprechung dauert eine Stunde.Toplantı bir saat sürüyor.

das Meeting ve die Sitzung da denir.

die Unterlagenbelgeler, evrakİsimB1
Bitte schicken Sie mir die Unterlagen zu.Belgeleri lütfen bana gönderin.

Bu anlamda hep çoğul. Resmî yazılarda çok sık: Bitte bringen Sie folgende Unterlagen mit.

die Aufgabegörev; alıştırmaİsimA2
Das gehört nicht zu meinen Aufgaben.Bu benim görevlerim arasında değil.
das ProjektprojeİsimB1
Das Projekt ist fast abgeschlossen.Proje neredeyse bitti.
die Fristsüre, son tarihİsimB1
Die Frist läuft am Freitag ab.Süre cuma günü doluyor.

Her sözleşmede ve resmî yazıda geçer; süreyi kaçırmak hak kaybettirebilir.

die VerantwortungsorumlulukİsimB1
Er trägt die Verantwortung dafür.Bunun sorumluluğunu o taşıyor.
die Ausbildungmeslek eğitimi, çıraklıkİsimB1
Sie macht eine Ausbildung als Elektrikerin.Elektrikçi olarak meslek eğitimi alıyor.

Genellikle üç yıl sürer; işyerinde çalışarak ve meslek okuluna (Berufsschule) giderek yapılır, eğitim boyunca ücret ödenir.

die Fortbildungmesleki kurs, hizmet içi eğitimİsimB1
Die Fortbildung dauert zwei Tage.Kurs iki gün sürüyor.
die Erfahrungdeneyim, tecrübeİsimB1
Sie hat viel Erfahrung in dem Bereich.Bu alanda çok deneyimi var.
die Kenntnissebilgi, becerilerİsimB1
Gute Deutschkenntnisse werden vorausgesetzt.İyi derecede Almanca bilgisi şart.

Bu anlamda hep çoğul: Deutschkenntnisse, EDV-Kenntnisse (bilgisayar bilgisi).

der Bereichalan, bölümİsimB1
In diesem Bereich kenne ich mich nicht aus.Bu alandan anlamam.
die Werkstattatölye; oto tamirhanesiİsimB1
Das Auto ist noch in der Werkstatt.Araba hâlâ tamirhanede.

Çoğulu: die Werkstätten.

die Schichtvardiya; katmanİsimB1
Er arbeitet diese Woche Nachtschicht.Bu hafta gece vardiyasında çalışıyor.

Vardiyalı iş: Schichtarbeit.

die SteuervergiİsimB1
Die Steuer wird direkt abgezogen.Vergi doğrudan kesiliyor.

Artikele dikkat: das Steuer direksiyondur. Vergi numaranı (Steuer-ID) işverene vermen gerekir.

der JobişİsimA2
Sie sucht einen neuen Job.Yeni bir iş arıyor.

Günlük dil; resmî yazıda die Stelle.

der Leitermüdür, yöneticiİsimB1
Der Leiter der Schule ist heute nicht da.Okul müdürü bugün burada değil.

Kadını: die Leiterin. die Leiter ise merdiven.

der KochaşçıİsimA2
Der Koch kommt aus Italien.Aşçı İtalya'dan.

Çoğulu: die Köche.

das EinkommengelirİsimB1
Sein Einkommen reicht für die Familie.Geliri aileye yetiyor.

Başvuru formlarında sık sorulur: monatliches Nettoeinkommen.

das PersonalpersonelİsimB1
Das Personal im Hotel war sehr nett.Oteldeki personel çok kibardı.

Yanıltıcı kelime: Tek bir kişi değil, bütün çalışanlardır.

der Kontaktiletişim, temasİsimA2
Wir sind noch in Kontakt.Hâlâ görüşüyoruz.
die PlanungplanlamaİsimB1
Die Planung hat drei Monate gedauert.Planlama üç ay sürdü.
der PlanplanİsimA2
Hast du schon Pläne für den Sommer?Yaz için şimdiden planların var mı?

Çoğulu: die Pläne.

der HerstellerüreticiİsimB1
Der Hersteller gibt zwei Jahre Garantie.Üretici iki yıl garanti veriyor.
das ProduktürünİsimB1
Die Firma verkauft ihre Produkte im Internet.Şirket ürünlerini internetten satıyor.
die Positionpozisyon, konum; kalemİsimB1
Sie hat eine leitende Position in der Firma.Şirkette yönetici pozisyonunda.

Faturada ya da listede bir kalem anlamına da gelir.

Sıfat (3)

arbeitslosişsizSıfatB1
Sie ist seit drei Monaten arbeitslos.Üç aydır işsiz.

İşini kaybedeceğini öğrenince hemen Agentur für Arbeit kurumuna bildirmen gerekir; işsizlik parası alamayanlar için Jobcenter yetkilidir.

zuständigyetkili, sorumluSıfatB1
Dafür ist eine andere Abteilung zuständig.Bundan başka bir bölüm sorumlu.

Resmî dairelerde ilk soru: Wer ist dafür zuständig? — „Bununla kim ilgileniyor?“

selbständigserbest çalışan; bağımsızSıfatB1
Seit letztem Jahr ist sie selbständig.Geçen yıldan beri kendi işini yapıyor.

selbstständig diye de yazılır; ikisi de doğru.

Bu liste İş, para ve alışveriş grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen üç liste ve 151 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 64 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı