İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

B1  ·  45 kelime

Banka ve para işleri

Hesap, havale, düzenli ödeme talimatı — ve Almanya'da kiranın neden hesaptan kendiliğinden çıktığı.

Türkiye'de kredi kartı ve taksit her yerdedir; Almanya'da ise para çoğunlukla havaleyle ve banka kartıyla döner, birçok küçük dükkân hâlâ yalnızca nakit kabul eder. Düzenli ödemelerin neredeyse hepsi iki yoldan biriyle yürür. Der Dauerauftrag düzenli ödeme talimatıdır: bankana her ay aynı gün aynı tutarı göndermesini söylersin; kira genelde böyle ödenir. Die Lastschrift ise otomatik ödemedir: parayı karşı tarafın çekmesine izin verirsin — elektrik, telefon, spor salonu — ve sekiz hafta içinde gerekçe göstermeden geri aldırabilirsin. Her şey IBAN ile yapılır; IBAN'ını Almanca harf harf okumayı öğrenmeye değer, çünkü banka bilgileri hâlâ sık sık telefonda yazdırılır.

Kelimeler

Fiil (11)

eröffnenaçmak (hesap, iş yeri)FiilB1
Das Geschäft eröffnet nächste Woche.Dükkân gelecek hafta açılıyor.

Kapı için öffnen; hesap ya da yeni iş yeri için eröffnen.

überweisenhavale etmek, göndermekFiilB1
Ich überweise Ihnen den Betrag morgen.Tutarı yarın size havale ederim.

Ayrılamayan ve düzensiz: überwies, überwiesen.

abbuchenhesaptan çekmek, tahsil etmekFiilB1
Der Beitrag wird jährlich abgebucht.Aidat yılda bir hesaptan çekiliyor.

Ayrılabilen fiil: Die Bank bucht ab.

abheben(para) çekmekFiilB1
Ich muss noch Geld abheben.Daha para çekmem gerekiyor.

Ayrılabilen ve düzensiz: hebt ab, abgehoben. Uçak için „havalanmak“ demek.

einzahlen(para) yatırmakFiilB1
Bargeld kann man am Schalter einzahlen.Nakit para gişede yatırılabilir.

Ayrılabilen fiil.

meldenbildirmekFiilB1
Melden Sie den Verlust bitte umgehend.Kaybı lütfen hemen bildirin.

Dönüşlü sich melden „haber vermek, ulaşmak“ demek.

sperrenbloke etmek, kapatmakFiilB1
Ich musste die Karte sperren lassen.Kartı bloke ettirmek zorunda kaldım.

Almanya'da kartı kapattırmak için acil numara: 116 116.

sich lohnendeğmek, karşılığını vermekFiilB1
Ein Vergleich lohnt sich fast immer.Karşılaştırma yapmak neredeyse her zaman değer.

Dönüşlü fiil: Es lohnt sich.

finanzierenfinanse etmekFiilB1
Wie wollt ihr das Haus finanzieren?Evi nasıl finanse edeceksiniz?
erhöhenartırmak, yükseltmekFiilB1
Die Bank will die Gebühren erhöhen.Banka ücretlerini artırmak istiyor.
versichernsigortalamak; temin etmekFiilB1
Ist dein Fahrrad versichert?Bisikletin sigortalı mı?

Birine bir şeyi „temin etmek, garanti etmek“ anlamı da var: Ich versichere Ihnen, dass …

Zarf (1)

umsonstbedava; boşunaZarfB1
Das Konto ist für Studierende umsonst.Hesap öğrenciler için bedava.

İki anlam neredeyse zıt: umsonst hem „bedava“ hem „boşuna“.

İsim (29)

das Kontohesap (banka)İsimB1
Ich möchte ein Konto eröffnen.Bir hesap açmak istiyorum.

Çoğulu: die Konten. Hesap açarken kimlik ve Meldebescheinigung (ikamet belgesi) istenir.

die Überweisunghavale, para transferiİsimB1
Die Überweisung ist noch nicht angekommen.Havale henüz gelmedi.

Aynı kelime doktorun sevk kâğıdı da demektir.

die IBANIBANİsimB1
Meine IBAN fängt mit DE an.IBAN'ım DE ile başlıyor.

Alman IBAN'ı 22 karakterdir; okurken dörtlü gruplar hâlinde söylenir.

der Betragtutar, miktarİsimB1
Der Betrag wird morgen abgebucht.Tutar yarın hesaptan çekilecek.

Çoğulu: die Beträge.

der Dauerauftragdüzenli ödeme talimatıİsimB1
Die Miete läuft über einen Dauerauftrag.Kira düzenli ödeme talimatıyla ödeniyor.

Talimatı sen verirsin ve sen değiştirirsin; Lastschrift'te ise parayı karşı taraf çeker.

die Lastschriftotomatik ödeme, hesaptan tahsilatİsimB1
Für den Strom habe ich eine Lastschrift erteilt.Elektrik için otomatik ödeme talimatı verdim.

Sekiz hafta içinde gerekçesiz iade ettirilebilir.

die EC-Kartebanka kartıİsimA2
Kann ich mit EC-Karte zahlen?Banka kartıyla ödeyebilir miyim?

Resmî adı Girocard, ama herkes EC-Karte der. Kredi kartı değildir.

der GeldautomatATM, bankamatikİsimA2
Der nächste Geldautomat ist am Bahnhof.En yakın ATM istasyonda.
der Kontostandhesap bakiyesiİsimB1
Der Kontostand sieht besser aus als erwartet.Bakiye beklediğimden iyi görünüyor.
das Guthabenbakiye, alacak, kontörİsimB1
Auf der Karte ist noch Guthaben.Kartta hâlâ bakiye var.
die Gutschriftalacak kaydı, iadeİsimB1
Sie bekommen eine Gutschrift über zwanzig Euro.Yirmi avroluk bir iade alacaksınız.
die Mahnungödeme ihtarı, hatırlatmaİsimB1
Die zweite Mahnung kostet extra.İkinci ihtar ek ücretli.

Ciddiye al: üçüncüden sonra iş çoğu zaman tahsilat şirketine gider ve Schufa kaydını etkileyebilir.

die RatetaksitİsimB1
Wir zahlen in zwölf Raten.On iki taksitte ödüyoruz.

Yanıltıcı: „oran“ değil; oran die Quote ya da der Satz.

der Kreditkredi, borçİsimB1
Für den Kredit braucht die Bank Sicherheiten.Banka kredi için teminat istiyor.

Çoğulu: die Kredite.

die ZinsenfaizİsimB1
Die Zinsen sind wieder gestiegen.Faizler yine yükseldi.

Bu anlamda çoğunlukla çoğul; tekili der Zins.

die SchuldenborçlarİsimB1
Er hat die Schulden inzwischen abbezahlt.Borçları bu arada ödedi.

Yalnızca çoğul. Tekil die Schuld „suç, kabahat“ demek.

das Sparbuchtasarruf cüzdanıİsimB1
Das Sparbuch bringt kaum noch etwas.Tasarruf cüzdanı artık neredeyse hiç getiri sağlamıyor.
die Renteemekli maaşı, emeklilikİsimB1
Mit siebenundsechzig geht sie in Rente.Altmış yedi yaşında emekli oluyor.

Devlet emekliliği; işyeri emekliliği die Betriebsrente. „Emekli olmak“: in Rente gehen.

die VersicherungsigortaİsimB1
Die Versicherung zahlt den Schaden.Sigorta hasarı karşılıyor.

Almanya'da sağlık sigortası zorunludur; Haftpflicht (sorumluluk sigortası) zorunlu değildir ama çok yaygındır.

der Beitragprim, aidat; katkıİsimB1
Der Beitrag steigt zum Jahreswechsel.Prim yılbaşında artıyor.

Çoğulu: die Beiträge. Makale ya da tartışmaya katkı anlamı da var.

der Schadenhasar, zararİsimB1
Den Schaden müssen Sie sofort melden.„Hasarı hemen bildirmeniz gerekiyor.“

Çoğulu: die Schäden.

der VerlustkayıpİsimB1
Der Verlust wurde der Polizei gemeldet.Kayıp polise bildirildi.
der Kontoauszughesap özeti, hesap dökümüİsimB1
Den Kontoauszug kann man am Automaten ausdrucken.Hesap özetini otomattan yazdırabilirsin.

Çoğulu: die Kontoauszüge.

die Gebührenordnungücret tarifesiİsimB1
Die Gebührenordnung hängt in der Filiale aus.Ücret tarifesi şubede asılı.
die FilialeşubeİsimB1
Die Filiale in unserem Ort hat zugemacht.Bizim yerdeki şube kapandı.
der Auftragtalimat, sipariş, görevİsimB1
Der Auftrag wurde ausgeführt.Talimat yerine getirildi.

Çoğulu: die Aufträge.

der Freistellungsauftragvergi muafiyet talimatıİsimB1
Ohne Freistellungsauftrag zieht die Bank Steuer ab.Muafiyet talimatı olmadan banka vergi kesiyor.

Faiz gelirini belirli bir tutara kadar vergiden muaf tutar; bankana bir kez verirsin.

der Auszughesap özeti; alıntı; evden çıkışİsimB1
Den Auszug drucke ich am Automaten aus.Hesap özetini otomattan yazdırıyorum.

Kontoauszug'un kısası; evden taşınma anlamı da var.

die Erhöhungartış, zamİsimB1
Ab Januar gibt es eine Erhöhung der Miete.Ocaktan itibaren kiraya zam geliyor.

Sıfat (3)

fälligvadesi gelmiş, ödenmesi gerekenSıfatB1
Die Rate ist am Ersten fällig.Taksit ayın birinde ödenecek.
barnakitSıfatA2
Zahlen Sie bar oder mit Karte?Nakit mi ödüyorsunuz, kartla mı?

Artikelsiz ve çekimsiz: bar zahlen. İsmi das Bargeld.

schriftlichyazılıSıfatB1
Die Kündigung muss schriftlich erfolgen.Fesih yazılı yapılmalı.

Resmî işlerde schriftlich çoğu zaman kâğıt ve imza demektir; e-posta için in Textform denir.

Kalıp ifade (1)

bestätigen lassenonaylatmakKalıp ifadeB1
Lassen Sie sich das schriftlich bestätigen.„Bunu yazılı olarak onaylatın.“

lassen + mastar, Türkçedeki ettirgen çatıya karşılık gelir: onay-lat-mak.

Bu liste İş, para ve alışveriş grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen üç liste ve 151 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 45 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı