İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

B1  ·  44 kelime

Doktorda

Bir şikâyeti anlatmak, bir talimatı anlamak ve Alman sağlık sigortasının randevuyu nasıl şekillendirdiği.

Almanya'da muayene genellikle tek bir soruyla başlar: Was führt Sie zu mir? — „Sizi buraya ne getirdi?“ Cevap teşhis değil, şikâyettir. Bunun için üç kalıp neredeyse her şeye yeter: bir isim için Ich habe … (Ich habe Husten.), bir hâl için Mir ist … (Mir ist übel.) ve bir yer için … tut weh (Der Bauch tut weh.). İkincisi Türkçeye yakındır: „midem bulanıyor“ derken de kişi özne olmaz; Almancada da kişi yönelme hâlinde (Dativ) durur. Sistemin kendisi de birkaç kelime öğretir: sağlık sigortası zorunludur, sigorta kartını her çeyrekte göstermen gerekir, aile doktoru (Hausarzt) uzmana (Facharzt) sevk kâğıdı (Überweisung) yazar. Reçete das Rezept; özel reçete (Privatrezept) ilacı kendin ödeyeceğin anlamına gelir. Gece ya da hafta sonu acil olmayan durumlarda 116 117, hayati tehlikede 112 aranır.

Kelimeler

Fiil (10)

behandelntedavi etmekFiilB1
Das wird mit Tabletten behandelt.Bu, ilaçla tedavi ediliyor.

Ayrılamayan fiil: behandelt, ge- yok.

verschreibenreçete yazmakFiilB1
Der Arzt hat mir ein Antibiotikum verschrieben.Doktor bana antibiyotik yazdı.

Dönüşlü sich verschreiben „yazarken yanlış yazmak“ demek.

einnehmen(ilaç) almak, içmekFiilB1
Nehmen Sie die Tabletten vor dem Essen ein.„Tabletleri yemekten önce alın.“

Ayrılabilen fiil: nimmt ein. Prospektüslerde hep bu kelime geçer.

blutenkanamakFiilB1
Die Nase hat lange geblutet.Burnu uzun süre kanadı.
atmennefes almakFiilB1
Atmen Sie bitte tief ein.Lütfen derin nefes alın.

Kök -tm ile bittiği için araya e girer: du atmest.

messenölçmekFiilB1
Wir messen erst einmal Fieber.Önce bir ateşini ölçelim.

Düzensiz: misst, maß, gemessen. „Ateş ölçmek“: Fieber messen.

heileniyileştirmek; iyileşmekFiilB1
Die Wunde ist gut verheilt.Yara iyi iyileşti.

Geçişsiz anlamda (iyileşmek) Perfekt sein ile: ist verheilt.

sich erholendinlenip toparlanmak, iyileşmekFiilB1
Erholen Sie sich gut.„Geçmiş olsun, iyice dinlenin.“

Dönüşlü ve ayrılamayan fiil.

versorgenbakımını yapmak; sağlamakFiilB1
Die Krankenschwester versorgt die Wunde.Hemşire yarayı pansuman ediyor.
ruhendinlenmek, istirahat etmekFiilB1
Der Patient soll ein paar Tage ruhen.Hastanın birkaç gün istirahat etmesi gerekiyor.

İsim (28)

die Beschwerdenşikâyetler, rahatsızlıkİsimB1
Seit wann haben Sie die Beschwerden?Şikâyetleriniz ne zamandan beri var?

Bu anlamda çoğul. Tekil die Beschwerde resmî bir „şikâyet dilekçesi“ demek.

das Symptombelirti, semptomİsimB1
Das Symptom tritt nur morgens auf.Belirti yalnızca sabahları ortaya çıkıyor.
die Untersuchungmuayene, tetkikİsimB1
Die Untersuchung dauert zehn Minuten.Muayene on dakika sürüyor.

Soruşturma anlamı da var.

die Diagnoseteşhis, tanıİsimB1
Eine genaue Diagnose gibt es noch nicht.Henüz kesin bir teşhis yok.
die BehandlungtedaviİsimB1
Die Behandlung zieht sich über Wochen.Tedavi haftalarca sürüyor.
der Hausarztaile doktoru, pratisyen hekimİsimB1
Gehen Sie zuerst zum Hausarzt.Önce aile doktorunuza gidin.

Sistemin giriş kapısı: çoğu şey önce ondan geçer. Kadın: die Hausärztin.

der Facharztuzman doktorİsimB1
Für den Facharzt brauchen Sie eine Überweisung.Uzman doktor için sevk kâğıdına ihtiyacınız var.

Çoğulu: die Fachärzte. Uzman randevusu için haftalarca beklemek olağandır.

die Krankenkassesağlık sigortası (kurumu)İsimB1
Das übernimmt die Krankenkasse nicht.Sağlık sigortası bunu karşılamıyor.

Üyelik zorunludur; işe başlarken bir kasa seçip işverene bildirirsin.

die Tablettetablet, hapİsimA2
Eine Tablette morgens und abends.Sabah ve akşam birer tablet.
die Salbemerhem, kremİsimB1
Die Salbe zweimal täglich auftragen.Merhem günde iki kez sürülür.

Prospektüs dili: mastar emir yerine geçer, auftragen „sür“ demektir.

die Spritzeiğne, enjeksiyon; şırıngaİsimB1
Vor der Spritze habe ich mehr Angst als vor dem Zahn.İğneden dişten daha çok korkuyorum.
die ImpfungaşıİsimB1
Die Impfung wirkt nach zwei Wochen.Aşı iki hafta sonra etkisini gösteriyor.

Aşı kartın: der Impfpass. Türkiye'den getirdiğin aşı kayıtlarını sakla.

die Nebenwirkungyan etkiİsimB1
Lesen Sie die Nebenwirkungen im Beipackzettel.Yan etkileri prospektüste okuyun.
die AllergiealerjiİsimB1
Ich habe eine Allergie gegen Penicillin.Penisiline alerjim var.

Edat gegen ile: eine Allergie gegen — „-e karşı alerji“.

die GrippegripİsimB1
Er liegt seit Montag mit Grippe im Bett.Pazartesiden beri gripten yatıyor.

Çoğulu yok. Ağır nezle ein grippaler Infekt, gerçek grip değildir.

der HustenöksürükİsimA2
Der Husten hält sich schon zwei Wochen.Öksürük iki haftadır geçmiyor.

Çoğulu yok. Fiili husten.

der Schnupfennezle, burun akıntısıİsimA2
Ich habe nur einen leichten Schnupfen.Sadece hafif bir nezlem var.

Çoğulu yok.

die WundeyaraİsimB1
Die Wunde muss sauber bleiben.Yaranın temiz kalması gerekiyor.
der PulsnabızİsimB1
Der Puls ist etwas zu hoch.Nabız biraz yüksek.
der Blutdrucktansiyon, kan basıncıİsimB1
Der Blutdruck wird jedes Mal gemessen.Tansiyon her seferinde ölçülüyor.
die Vorsorgekoruyucu muayene, check-upİsimB1
Die Vorsorge zahlt die Kasse einmal im Jahr.Sigorta check-up'ı yılda bir kez ödüyor.
die Notaufnahmeacil servisİsimB1
In der Notaufnahme wartet man oft stundenlang.Acil serviste insan çoğu zaman saatlerce bekler.

Hayati tehlike yoksa önce 116 117 (nöbetçi doktor) aranır.

der KrankenwagenambulansİsimB1
Der Krankenwagen war in acht Minuten da.Ambulans sekiz dakikada geldi.

Acil numara 112.

die KrankheithastalıkİsimB1
Die Krankheit ist nicht ansteckend.Hastalık bulaşıcı değil.

-heit ile biten isimler hep dişil: die.

der Beipackzettelprospektüs, kullanma talimatıİsimB1
Im Beipackzettel steht alles Wichtige.Önemli olan her şey prospektüste yazıyor.
die Praxisgebührmuayene ücreti (eski)İsimB1
Die Praxisgebühr wurde abgeschafft.Muayene ücreti kaldırıldı.

2004–2012 arasında alınırdı, bugün yok; kelime hâlâ duyulur.

die Patientinhasta (kadın)İsimA2
Die Patientin wartet im Zimmer.Hasta odada bekliyor.

Çoğulu: die Patientinnen. Erkek hasta der Patient.

die SchwangerschafthamilelikİsimB1
In der Schwangerschaft trinkt sie keinen Kaffee.Hamileliği boyunca kahve içmiyor.

Sıfat (6)

gesetzlichyasal; devlet (sigortası)SıfatB1
Ich bin gesetzlich versichert.Devlet sağlık sigortalıyım.

Karşıtı privat: iki ayrı sistem ve fark çoğu zaman randevu süresinde hissedilir.

schwindeligbaşı dönenSıfatB1
Mir ist schwindelig.Başım dönüyor.

Yönelme hâli (Dativ) ile: Mir ist schwindelig. — Ich bin schwindelig denmez.

übelmide bulantılı; kötüSıfatB1
Mir ist übel.Midem bulanıyor.

Yine Dativ ile: Mir ist übel. Normal sıfat olarak „kötü, çirkin“ demek.

chronischkronik, süregenSıfatB1
Die Krankheit ist chronisch.Hastalık kronik.
akutakut, aniSıfatB1
Akut besteht keine Gefahr.Şu an akut bir tehlike yok.
ansteckendbulaşıcıSıfatB1
Solange man Fieber hat, ist es ansteckend.Ateşin olduğu sürece bulaşıcı.

Bu liste Vücut, sağlık ve tıp grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen üç liste ve 129 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 44 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı