İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

A1  ·  49 kelime

Vücut ve sağlık

Ne ağrıyor, nerede ağrıyor — ve Almancanın bunu söylerken kullandığı yönelme hâli yapısı.

Bir yerinin ağrıdığını söylemek, bir öğrencinin gerçekten ihtiyaç duyduğu ilk şeylerdendir. Türkçe „başım ağrıyor“ der: ağrıyan baş, kimin başı olduğunu iyelik eki söyler. Almanca da başı özne yapar, ama kişiyi yönelme hâline (Dativ) koyar ve başın önüne artikel getirir: Mir tut der Kopf weh, kelimesi kelimesine „bana baş ağrı yapıyor“. Aynı kalıp Mir ist schlecht „midem bulanıyor“ ve Wie geht es dir? cümlelerinde de var. Vücut bölümleri genel olarak iyelikle değil artikelle kullanılır: Ich wasche mir die Hände „ellerimi yıkıyorum“. Kimin elleri olduğunu mir zaten söylediği için meine gereksizdir. Doktor ziyaretinde işine yarayacak kelimeler de burada: randevu, muayenehane, reçete ve işveren için rapor.

Kelimeler

Fiil (7)

wehtunacımak, ağrımakFiilA1
Was tut Ihnen weh?Neyiniz ağrıyor?

Ayrılabilen; kişi yönelme hâli alır: Was tut Ihnen weh?, kelimesi kelimesine „size ne ağrı yapıyor?“

hustenöksürmekFiilA2
Er hustet schon die ganze Woche.Bütün haftadır öksürüyor.

İsim olarak der Husten „öksürük“.

untersuchenmuayene etmek, incelemekFiilA2
Der Arzt hat mich gründlich untersucht.Doktor beni iyice muayene etti.

Ayrılamayan: Partizip II untersucht, ge- yok.

sich fühlenkendini … hissetmekFiilA1
Wie fühlen Sie sich heute?Bugün kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Dönüşlü; zamir atlanamaz: Ich fühle mich gut, Türkçedeki „kendimi iyi hissediyorum“ gibi.

sich ausruhendinlenmekFiilA2
Sie sollten sich ein paar Tage ausruhen.Birkaç gün dinlenmelisiniz.

Hem dönüşlü hem ayrılabilen: Ich ruhe mich aus.

einschlafenuykuya dalmakFiilA2
Ich bin gestern erst um zwei eingeschlafen.Dün gece ancak saat ikide uyuyabildim.

Ayrılabilen, Perfekt'i sein ile: ich bin eingeschlafen.

schluckenyutmakFiilA2
Mit Halsschmerzen kann ich kaum schlucken.Boğazım ağrıyınca zor yutkunuyorum.

İsim (34)

der Körpervücut, bedenİsimA1
Der Körper braucht Schlaf.Vücudun uykuya ihtiyacı var.

Çoğul: die Körper.

der Kopfbaş, kafaİsimA1
Mir tut der Kopf weh.Başım ağrıyor.

Çoğul: die Köpfe.

das GesichtyüzİsimA1
Sie hat sich das Gesicht gewaschen.Yüzünü yıkadı.

Çoğul: die Gesichter.

das AugegözİsimA1
Mach die Augen zu.Gözlerini kapat.

Çoğul: die Augen.

das OhrkulakİsimA1
Das linke Ohr tut mir weh.Sol kulağım ağrıyor.

Çoğul: die Ohren.

die NaseburunİsimA1
Meine Nase ist verstopft.Burnum tıkalı.

Çoğul: die Nasen.

der MundağızİsimA1
Machen Sie bitte den Mund auf.Lütfen ağzınızı açın.

Çoğul: die Münder.

der ZahndişİsimA1
Ein Zahn ist abgebrochen.Bir dişim kırıldı.

Çoğul: die Zähne.

der Halsboyun; boğazİsimA1
Ich habe Halsschmerzen.Boğazım ağrıyor.

Çoğul: die Hälse. Boyun da boğaz da tek kelime: Halsschmerzen „boğaz ağrısı“.

die HandelİsimA1
Ich wasche mir die Hände.Ellerimi yıkıyorum.

Çoğul: die Hände. Ellerini yıkarken iyelik değil mir + artikel: Ich wasche mir die Hände.

der ArmkolİsimA1
Sie hat sich den Arm gebrochen.Kolunu kırdı.

Çoğul: die Arme.

das BeinbacakİsimA1
Das Bein ist noch geschwollen.Bacak hâlâ şiş.

Çoğul: die Beine. Kemik ise der Knochen; Bein ile karıştırma.

der FußayakİsimA1
Wir sind zu Fuß gegangen.Yürüyerek gittik.

Çoğul: die Füße.

der Rückensırt, belİsimA1
Mein Rücken tut seit Tagen weh.Günlerdir sırtım ağrıyor.

Çoğul: die Rücken. Türkçedeki „bel ağrısı“ da çoğu zaman Rückenschmerzen.

der BauchkarınİsimA1
Das Kind hat Bauchschmerzen.Çocuğun karnı ağrıyor.

Çoğul: die Bäuche. „Mide“ ise der Magen.

das HerzkalpİsimA2
Das Herz schlägt zu schnell.Kalp çok hızlı atıyor.

Çoğul: die Herzen. Düzensiz çekim: des Herzens, dem Herzen.

das BlutkanİsimA2
Der Arzt hat mir Blut abgenommen.Doktor kan aldı.

Çoğulu yok. „Kan tahlili“ die Blutuntersuchung.

die Hautcilt, deriİsimA2
Die Haut ist sehr trocken.Cilt çok kuru.

Çoğulu die Häute, nadiren kullanılır.

das Haarsaç; kılİsimA1
Sie hat lange Haare.Uzun saçları var.

Çoğul: die Haare. Almanca saç için çoğunlukla çoğulu kullanır: Die Haare sind lang.

die Schmerzenağrı, acıİsimA1
Haben Sie Schmerzen?Ağrınız var mı?

Bu anlamda çoğul kullanılır; tekil der Schmerz daha edebîdir.

die Erkältungsoğuk algınlığı, nezleİsimA2
Ich habe eine Erkältung.Soğuk algınlığım var.

Çoğul: die Erkältungen. -ung yüzünden dişil. Grip die Grippe.

das Fieberateş (hastalıkta)İsimA2
Sie hat hohes Fieber.Ateşi yüksek.

Çoğulu yok. Yanan ateş ise das Feuer.

die Sprechstundemuayene saatleriİsimA2
Die Sprechstunde ist von acht bis zwölf.Muayene saatleri sekizden on ikiye kadar.

Çoğul: die Sprechstunden. Öğretmen ve memurların görüşme saatleri için de.

die PraxismuayenehaneİsimA2
Die Praxis ist heute geschlossen.Muayenehane bugün kapalı.

Çoğul: die Praxen. Almanya'da önce ev doktorunun muayenehanesine gidilir (der Hausarzt), hastaneye değil.

der TerminrandevuİsimA1
Ich hätte gern einen Termin.Bir randevu almak istiyorum.

Çoğul: die Termine. Doktorda da resmî dairede de çoğu zaman randevusuz iş yürümez.

das MedikamentilaçİsimA2
Nehmen Sie das Medikament zweimal täglich.„İlacı günde iki kez alın.“

Çoğul: die Medikamente. Konuşmada die Tablette „hap“ da çok duyulur.

das Rezeptreçete; yemek tarifiİsimA2
Dafür brauchen Sie ein Rezept.„Bunun için reçeteniz olması gerekiyor.“

Çoğul: die Rezepte. Türkçedeki „reçete“ gibi, ama yemek tarifi anlamı da var.

die Versicherungskartesigorta kartıİsimA2
Bitte die Versicherungskarte mitbringen.Lütfen sigorta kartını getir.

Çoğul: die Versicherungskarten. Doktora giderken mutlaka yanında olsun; die Gesundheitskarte da denir.

der Notarztacil doktoruİsimA2
Rufen Sie bitte den Notarzt.Lütfen acil doktoru çağırın.

Çoğul: die Notärzte. Avrupa'da acil numarası 112 — Türkiye'deki gibi.

die Krankschreibung(hastalık) raporuİsimA2
Brauchen Sie eine Krankschreibung für den Arbeitgeber?İşvereniniz için rapor gerekiyor mu?

Çoğul: die Krankschreibungen. Türkiye'deki „doktor raporu“nun karşılığı; konuşmada der gelbe Schein da denir.

die GesundheitsağlıkİsimA2
Sport ist gut für die Gesundheit.Spor sağlığa iyi gelir.

Çoğulu yok.

der Schmerzağrı, acıİsimA2
Ich habe starke Schmerzen im Rücken.Belimde şiddetli ağrı var.

Çoğul: die Schmerzen; şikâyetlerde çoğunlukla çoğul kullanılır.

die Kopfschmerzenbaş ağrısıİsimA2
Ich habe seit heute Morgen Kopfschmerzen.Bu sabahtan beri başım ağrıyor.

Çoğunlukla çoğul: Ich habe Kopfschmerzen; tekil der Kopfschmerz nadir.

der Zahnarztdiş hekimi, dişçiİsimA2
Morgen gehe ich zum Zahnarzt.Yarın dişçiye gidiyorum.

Çoğul: die Zahnärzte. Kadın diş hekimi die Zahnärztin.

Sıfat (8)

krankhastaSıfatA1
Er ist seit Montag krank.Pazartesiden beri hasta.
gesundsağlıklı; sağlığına kavuşmuşSıfatA1
Werde bald wieder gesund.Çabuk iyileş.

Karşılaştırma: gesünder. Hapşırana Gesundheit! denir — „çok yaşa“.

müdeyorgun; uykuluSıfatA1
Ich bin heute sehr müde.Bugün çok yorgunum.
besserdaha iyiSıfatA1
Mir geht es schon besser.Şimdiden daha iyiyim.

gut sıfatının düzensiz karşılaştırması.

wehağrıyan, acıyanSıfatA1
Mir tut der Kopf weh.Başım ağrıyor.

Neredeyse yalnızca wehtun içinde: Mir tut der Kopf weh.

erkältetüşütmüş, soğuk almışSıfatA2
Ich bin erkältet und bleibe heute zu Hause.Üşütmüşüm, bugün evde kalıyorum.

Türkçedeki „üşüttüm“ = Ich bin erkältet, sein ile.

totölüSıfatA2
Die Pflanze ist leider tot.Bitki maalesef ölmüş.

„Ölmek“ fiili sterben, „ölüm“ der Tod — sıfatta t, isimde d.

anstrengendyorucuSıfatB1
Die Woche war sehr anstrengend.Hafta çok yorucuydu.

Bu liste Vücut, sağlık ve tıp grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen üç liste ve 129 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 49 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı