A1 · 53 kelime
Almanca: Şehir ve yol tarifi
Yol sormak, bilet almak ve her yol tarifinin yapıldığı yönelme hâli edatları.
Almancada yol tarifi neredeyse tamamen yönelme hâli (Dativ) isteyen edatlarla kurulur: mit dem Bus„otobüsle“zum Bahnhof„istasyona“an der Ecke„köşede“gegenüber der Post„postanenin karşısında“ Türkçe bunları kelimenin sonuna ek olarak koyar; Almanca ayrı bir kelimeyle ismin önüne. En çok karıştırılan nokta şu: Türkçedeki tek „-e“ ekinin Almancada üç karşılığı var. Ülke ve şehirler için nach (nach Berlin „Berlin'e“), kişiler, dükkânlar ve binalar için zu (zum Arzt „doktora“, zur Post „postaneye“), kapalı bir yerin içine girerken de belirtme hâliyle in (in die Stadt „şehre, merkeze“). Bu seçimi, kendiliğinden gelene kadar bilinçli yapmak gerekir.
Kelimeler
Fiil (9)
fahren(taşıtla) gitmek; sürmekFiilA1
Güçlü, ünlüsü değişir: du fährst, er fährt. Türkçede ikisi de „gitmek“: yürüyerek gehen, taşıtla fahren. Yolculukta Perfekt'i sein ile.
laufenyürümek; koşmakFiilA1
Güçlü: du läufst, er läuft. Günlük dilde çoğunlukla „yürümek“; koşmak için rennen ya da joggen.
ankommenvarmak, gelmekFiilA1
Ayrılabilen, Perfekt'i sein ile: ich bin angekommen. Saate dikkat: halb sechs = beş buçuk.
abfahrenkalkmak, hareket etmekFiilA2
Ayrılabilen, Perfekt'i sein ile.
umsteigenaktarma yapmakFiilA2
Ayrılabilen, Perfekt'i sein ile.
suchenaramakFiilA1
Türkçedeki gibi belirtme hâli ister, edat yok: Ich suche den Bahnhof „istasyonu arıyorum“. Telefonla aramak ise anrufen.
findenbulmak; (bir fikirde) olmakFiilA1
Güçlü: finden – fand – gefunden. Fikir için de: Ich finde das gut „bence bu iyi“.
sich befindenbulunmakFiilB1
Biçimleri: befindet, befand, befunden. Resmî dil; konuşmada sein ya da liegen yeter.
verlaufenuzanmak, geçmek; (dönüşlü) yolunu kaybetmekFiilB1
Biçimleri: verläuft, verlief, verlaufen. Bir yol ya da süreç için: Die Straße verläuft am Fluss „yol nehir boyunca uzanıyor“, Das Gespräch verlief gut „görüşme iyi geçti“.
Zarf (4)
linkssol, solda, solaZarfA1
rechtssağ, sağda, sağaZarfA1
geradeausdümdüz, doğruZarfA1
hineiniçeri, içeriyeZarfB1
Konuşanın yanından uzaklaşan hareket; içeriden seslenirken herein: Herein! „Gel!“
İsim (37)
die Stadtşehir, kentİsimA1
Çoğul: die Städte.
das DorfköyİsimA2
Çoğul: die Dörfer.
die Straßesokak, cadde, yolİsimA1
Çoğul: die Straßen. Adreslerde kısaca Str.; numara sokak adının arkasına gelir: Bahnhofstraße 12.
der Platzmeydan; yer; koltukİsimA1
Çoğul: die Plätze. „Boş yer“ anlamı da var: Ist hier noch Platz? „Burada yer var mı?“
der WegyolİsimA1
Çoğul: die Wege. Gidilen yol, güzergâh; araç yolu ise die Straße.
die EckeköşeİsimA1
Çoğul: die Ecken.
der Bahnhofistasyon, garİsimA1
Çoğul: die Bahnhöfe. Eril, çünkü son parçası der Hof.
die HaltestelledurakİsimA1
Çoğul: die Haltestellen.
der ZugtrenİsimA1
Çoğul: die Züge.
der BusotobüsİsimA1
Çoğul: die Busse. Şehirler arası otobüs der Fernbus.
die StraßenbahntramvayİsimA1
Çoğul: die Straßenbahnen. Çoğu zaman kısaca die Bahn, güneyde die Tram.
das Autoaraba, otomobilİsimA1
Çoğul: die Autos — alıntı kelime olduğu için -s çoğulu.
das FahrradbisikletİsimA1
Çoğul: die Fahrräder. Kısaca das Rad.
die Fahrkartebilet (tren, otobüs)İsimA1
Çoğul: die Fahrkarten. Uçakta ve konserde das Ticket. Toplu taşımada biletsiz binmek schwarzfahren ve cezası ağırdır.
die KirchekiliseİsimA1
Çoğul: die Kirchen. Cami die Moschee.
das Rathausbelediye binasıİsimA2
Çoğul: die Rathäuser. Rat „meclis“ demektir. Birçok resmî iş burada ya da das Bürgeramt'ta görülür.
die Postpostane; postaİsimA1
İki anlamda da çoğulu yok.
die Bankbanka; bank (oturak)İsimA1
İki anlam, iki çoğul: bankalar die Banken, oturaklar die Bänke.
das Geschäftdükkân, mağaza; işİsimA1
Çoğul: die Geschäfte. „Ticaret, iş“ anlamı da var: Das Geschäft läuft gut.
der Supermarktsüpermarket, marketİsimA1
Çoğul: die Supermärkte.
die ApothekeeczaneİsimA1
Çoğul: die Apotheken. Yanıltıcı kelime: die Drogerie eczane değil, kozmetik ve temizlik malzemesi satan dükkândır; ilaç orada yok.
das KrankenhaushastaneİsimA2
Çoğul: die Krankenhäuser. die Klinik de denir.
die SchuleokulİsimA1
Çoğul: die Schulen.
das MuseummüzeİsimA1
Çoğul: die Museen — Latince kelime, Latince çoğul.
die KreuzungkavşakİsimA2
Çoğul: die Kreuzungen.
die Ampeltrafik ışığıİsimA2
Çoğul: die Ampeln. Yayalar kırmızıda gerçekten bekler; geçmenin cezası olabilir.
die BrückeköprüİsimA2
Çoğul: die Brücken.
der Hauptbahnhofana istasyon, merkez garİsimA1
Çoğul: die Hauptbahnhöfe. Tabelalarda Hbf.
der ParkparkİsimA1
Çoğul: die Parks. Araba park etmek parken.
das ZentrummerkezİsimA2
Çoğul: die Zentren.
das Kaufhausbüyük mağazaİsimA2
Çoğul: die Kaufhäuser.
der LadendükkânİsimA2
Çoğul: die Läden.
das Schildtabela, levhaİsimA2
Çoğul: die Schilder.
der AusgangçıkışİsimA2
Çoğul: die Ausgänge. Giriş der Eingang; acil çıkış der Notausgang.
die Bahndemiryolu; tren; tramvayİsimA2
Çoğul: die Bahnen. die Bahn çoğu zaman Alman demiryolu şirketinin kendisi demektir.
die Umgebungçevre, civarİsimB1
Çoğul: die Umgebungen.
die Innenstadtşehir merkezi, çarşıİsimA2
Çoğul: die Innenstädte.
Kalıp ifade (2)
zu Fußyürüyerek, yayanKalıp ifadeA1
Kalıp ifade; Fuß burada eski bir ek taşır.
in der Näheyakında, yakınlardaKalıp ifadeA1
Neyin yakını olduğu tamlayan hâliyle ya da von ile: in der Nähe des Bahnhofs, in der Nähe vom Bahnhof „istasyonun yakınında“.
Sıfat (1)
weituzakSıfatA1
Karşıtı nah „yakın“.
Bu liste Yolculuk ve ulaşım grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen üç liste ve 133 kelime.
Bu listeyi çalış
Bu 53 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.