İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

A2  ·  48 kelime

Yolculuk ve ulaşım

Rezervasyon, binmek, kaçırmak — ve istasyonda gerçekten duyacağın anonslar.

Almanya'da çoğu kişinin ilk gerçek dinleme sınavı istasyon anonslarıdır. Bu anonslar hep aynı küçük kelime grubunu kullanır: Gleis, Verspätung, voraussichtlich, Anschluss. Bu yirmi kelimeyi bilen, hoparlörden gelen gürültüde bilgi duymaya başlar — tren rötar yapınca da işe ya da kursa geç kalmanın nedenini anlatabilir. Yolculuk fiillerinin neredeyse hepsi ayrılabilen fiildir ve Perfekt'i sein ile kurar: ankommen, abfahren, einsteigen, aussteigen, umsteigen, losfahren. Bu tesadüf değil: Bir yerden başka bir yere hareketi anlatan fiiller Perfekt'te sein alır. Türkçedeki „trene binmek“ yönelme hâliyle kurulur; Almancada ise in den Zug einsteigen denir.

Kelimeler

Fiil (13)

reisenseyahat etmekFiilA2
Sie reist beruflich sehr viel.İş için çok seyahat ediyor.

Perfekt sein ile: ich bin gereist.

fliegenuçmak, uçakla gitmekFiilA2
Wir fliegen am Sonntag zurück.Pazar günü uçakla geri dönüyoruz.

Düzensiz: flog – geflogen, Perfekt sein ile.

einsteigenbinmekFiilA2
Bitte einsteigen und Türen schließen.Lütfen trene bin ve kapıları kapat.

Ayrılabilen fiil, Perfekt sein ile. „Trene binmek“ = in den Zug einsteigen.

aussteigeninmekFiilA2
Wir steigen an der nächsten Station aus.Bir sonraki durakta iniyoruz.

Ayrılabilen fiil: Wir steigen aus.

packenbavul hazırlamak, toplamakFiilA2
Ich habe noch nicht gepackt.Daha bavulumu hazırlamadım.
buchenrezervasyon yapmakFiilA2
Wir haben zwei Nächte gebucht.İki gece için rezervasyon yaptık.
reservierenayırtmak, rezervasyon yapmakFiilA2
Ich möchte einen Tisch reservieren.Bir masa ayırtmak istiyorum.

-ieren ile biten fiillerde Partizip II'de ge- olmaz: reserviert.

abholenalmak, karşılamakFiilA2
Ich hole dich am Bahnhof ab.Seni istasyondan alırım.

Ayrılabilen fiil: Ich hole dich ab.

losfahrenyola çıkmakFiilA2
Wir fahren um sechs los.Saat altıda yola çıkıyoruz.

Ayrılabilen fiil, Perfekt sein ile.

parkenpark etmekFiilA2
Hier darf man nicht parken.Buraya park etmek yasak.
tankenbenzin almak, yakıt almakFiilA2
Wir müssen vorher noch tanken.Önce bir de benzin almamız lazım.
kontrollierenkontrol etmekFiilA2
Im Zug kontrolliert der Schaffner die Fahrkarten.Trende kondüktör biletleri kontrol ediyor.
mitnehmenyanında götürmek; arabayla bırakmakFiilA2
Kannst du mich zum Bahnhof mitnehmen?Beni istasyona bırakabilir misin?

Ayrılabilen fiil. zum Mitnehmen = paket servis, „götürmek için“.

Zarf (2)

unterwegsyolda, dışarıdaZarfA2
Ich bin gerade unterwegs.Şu an yoldayım.
voraussichtlichtahminen, muhtemelenZarfB1
Der Zug hat voraussichtlich zehn Minuten Verspätung.Trenin tahminen on dakika rötarı var.

Her istasyon anonsunda geçen kelime.

İsim (32)

die Reiseyolculuk, seyahatİsimA2
Die Reise dauert acht Stunden.Yolculuk sekiz saat sürüyor.

Yola çıkana Gute Reise! denir: „İyi yolculuklar!“

die Fahrtyolculuk, sürüşİsimA2
Die Fahrt war ruhig.Yolculuk sakin geçti.

Reise bütün gezidir, Fahrt ise yolun bir parçası.

der FlughafenhavalimanıİsimA2
Zum Flughafen fährt man am besten mit der Bahn.Havalimanına en iyi trenle gidilir.

Çoğulu: die Flughäfen.

das FlugzeuguçakİsimA2
Das Flugzeug hat zwei Stunden Verspätung.Uçağın iki saat rötarı var.
das Gleisperon, hatİsimA2
Der Zug fährt heute von Gleis sieben.Tren bugün yedinci perondan kalkıyor.

Almancada peron değil ray hattı numaralanır: Gleis 7.

die Verspätunggecikme, rötarİsimA2
Wegen Verspätung erreichen Sie den Anschluss nicht.Gecikme yüzünden aktarma treninize yetişemeyeceksiniz.

Tren bir saatten fazla gecikirse bilet parasının bir kısmını geri isteyebilirsin.

der Anschlussaktarma (bağlantı treni)İsimB1
Der Anschluss in Fulda wartet.Fulda'daki aktarma treni bekliyor.

Telefon ve elektrik bağlantısı için de kullanılır.

die Stationdurak, istasyonİsimA2
Noch drei Stationen bis zum Hauptbahnhof.Ana istasyona üç durak daha var.

Hastanede „servis“ anlamına da gelir.

der Kofferbavul, valizİsimA2
Mein Koffer ist nicht angekommen.Bavulum gelmedi.

Çoğulu değişmez: die Koffer.

das Gepäckbagaj, eşyaİsimA2
Das Gepäck kann man am Schalter aufgeben.Bagaj gişede teslim edilebilir.

Çoğulu kullanılmaz.

das HotelotelİsimA1
Das Hotel liegt direkt am Bahnhof.Otel istasyonun hemen yanında.
der Sitzplatzoturacak yer, koltukİsimA2
Der Sitzplatz ist reserviert.Bu koltuk ayrılmış.
die Rückfahrkartegidiş-dönüş biletiİsimA2
Eine Rückfahrkarte nach Köln, bitte.Köln'e bir gidiş-dönüş bileti.

Sadece gidiş için einfach denir.

der SchaffnerkondüktörİsimB1
Der Schaffner kommt gleich durch.Kondüktör birazdan gelecek.

Resmî adı der Zugbegleiter.

der Ausweiskimlik kartıİsimA2
Haben Sie Ihren Ausweis dabei?Kimliğiniz yanınızda mı?

Almanya'da herkesin geçerli bir kimlik belgesi olması zorunludur; yabancılar için bu, pasaport ile Aufenthaltstitel (oturum izni) demektir.

der PasspasaportİsimA2
Der Pass läuft nächstes Jahr ab.Pasaportun süresi seneye doluyor.

Çoğulu: die Pässe. Dağ geçidi anlamına da gelir.

die GrenzesınırİsimB1
Die Grenze ist keine Stunde entfernt.Sınır bir saatten daha yakın.
die AutobahnotoyolİsimA2
Auf der Autobahn war viel Verkehr.Otoyolda trafik yoğundu.
der VerkehrtrafikİsimA2
Der Verkehr steht komplett.Trafik tamamen durmuş.
der Stautrafik sıkışıklığıİsimA2
Wir standen zwei Stunden im Stau.İki saat trafikte kaldık.

im Stau stehen = trafikte beklemek.

das BenzinbenzinİsimA2
Das Benzin ist wieder teurer geworden.Benzin yine pahalandı.

Mazot der Diesel.

der Führerscheinehliyet, sürücü belgesiİsimB1
Sie hat den Führerschein seit einem Jahr.Bir yıldır ehliyeti var.

Yabancı ehliyetin Almanya'da ne kadar geçerli olduğunu ve nasıl çevrileceğini Führerscheinstelle'ye sor.

die Pannearıza (araba)İsimB1
Wir hatten eine Panne auf der Landstraße.Köy yolunda arabamız arızalandı.

Genel olarak aksilik anlamına da gelir.

die Unterkunftkonaklama yeriİsimB1
Die Unterkunft ist im Preis enthalten.Konaklama fiyata dahil.
die Ferienwohnungtatil evi, kiralık tatil dairesiİsimB1
Die Ferienwohnung hat einen eigenen Eingang.Tatil evinin ayrı bir girişi var.
das Doppelzimmerçift kişilik odaİsimA2
Ein Doppelzimmer mit Frühstück, bitte.Kahvaltılı bir çift kişilik oda.

Tek kişilik oda: das Einzelzimmer.

die RezeptionresepsiyonİsimA2
Den Schlüssel geben Sie bitte an der Rezeption ab.Anahtarı lütfen resepsiyona bırakın.
der Lastwagenkamyon, tırİsimA2
Auf der Straße fährt ein großer Lastwagen.Yolda büyük bir kamyon gidiyor.

Kısaca der Lkw denir.

die RückkehrdönüşİsimB1
Nach ihrer Rückkehr aus dem Urlaub war sie sehr müde.Tatilden döndükten sonra çok yorgundu.
die Entfernunguzaklık, mesafeİsimB1
Die Entfernung bis zur Küste beträgt fünfzig Kilometer.Sahile uzaklık elli kilometre.
der Bordgemi ya da uçağın içiİsimB1
Alle Passagiere sind an Bord.Bütün yolcular gemide.

Neredeyse sadece kalıplarda: an Bord (gemide, uçakta), von Bord, über Bord.

der Wagenaraba; vagonİsimA2
Der Wagen steht vor dem Haus.Araba evin önünde.

das Auto'dan biraz daha resmîdir; trende „vagon“ demektir.

Sıfat (1)

fernuzakSıfatB1
Sie träumt von fernen Ländern.Uzak ülkelerin hayalini kuruyor.

fernsehen (televizyon izlemek) fiilindeki fern de budur.

Bu liste Yolculuk ve ulaşım grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen üç liste ve 133 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 48 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı