İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

A1  ·  40 kelime

Almanca: Renkler, biçimler ve ölçüler

Her şeyi tarif ettiğin sıfatlar — ve ek almayı reddeden dört renk.

Türkçede sıfat hiç değişmez: „kırmızı araba“, „kırmızı arabayı“, „kırmızı arabalar“. Almancada renk kelimeleri de dahil bütün sıfatlar ismin önüne gelince ek alır, sein fiilinden sonra ise eksiz kalır: Das Auto ist rot, ama ein rotes Auto. Ek, ismin cinsiyetini ve hâlini gösterir; bu yüzden bir sıfat öğrenirken onu bir isimle birlikte söylemeye alış. Dört renk bu kuralın dışındadır: rosa, lila, beige ve orange başka dillerden gelmiştir ve hiç ek almaz: ein rosa Hemd. Ölçülerde ise Türkçe konuşan biri için tanıdık bir kural var: sayıdan sonra çoğul yok — zwei Kilo, vier Meter, tıpkı „iki kilo“, „dört metre“ gibi.

Kelimeler

İsim (7)

die Farberenk; boyaİsimA1
Welche Farbe hat das Auto?Araba ne renk?

Çoğul: die Farben. „Boya“ anlamı da var.

die Formbiçim, şekilİsimA2
Die Form gefällt mir besser als die Farbe.Şekli rengini daha çok beğendim.

Çoğul: die Formen. Doldurulan „form“ ise das Formular.

die Größebeden, boy, büyüklükİsimA1
Haben Sie das in einer anderen Größe?„Bunun başka bir bedeni var mı?“

Çoğul: die Größen. Mağazada „beden“, kişide „boy“.

der MetermetreİsimA1
Der Raum ist vier Meter breit.Oda dört metre genişliğinde.

Çoğul: die Meter. Sayıdan sonra tekil — Türkçe gibi.

das KilokiloİsimA1
Ein Kilo Äpfel, bitte.Bir kilo elma, lütfen.

Çoğulu die Kilos, ama sayıdan sonra tekil: zwei Kilo. Ardından gelen şey eksiz: ein Kilo Äpfel, „elmadan“ değil.

das GrammgramİsimA2
Nehmen Sie zweihundert Gramm Mehl.„İki yüz gram un alın.“

Sayıdan sonra tekil kalır. Şarküteride hundert Gramm Käse gibi sipariş edilir.

der LiterlitreİsimA1
Wir brauchen noch einen Liter Milch.Bir litre süt daha lazım.

Çoğul: die Liter.

Sıfat (33)

rotkırmızıSıfatA1
Die Ampel ist rot.Işık kırmızı.
blaumaviSıfatA1
Sie trägt einen blauen Mantel.Mavi bir palto giyiyor.

Günlük dilde „sarhoş“ anlamına da gelir.

grünyeşilSıfatA1
Der Rasen ist noch nicht grün.Çimen daha yeşermedi.
gelbsarıSıfatA1
Der Brief kam in einem gelben Umschlag.Mektup sarı bir zarfla geldi.
schwarzsiyah, karaSıfatA1
Ich trinke den Kaffee schwarz.Kahvemi sade içerim.

Kahvede „sütsüz“ demektir; şekersiz için ohne Zucker.

weißbeyazSıfatA1
Die Wände sind weiß gestrichen.Duvarlar beyaza boyanmış.

„Biliyor“ anlamındaki er weiß ile aynı yazılır.

graugriSıfatA1
Der Himmel ist heute grau.Gökyüzü bugün gri.
braunkahverengiSıfatA1
Sie hat braune Augen.Kahverengi gözleri var.
rosapembeSıfatA1
Das Kind hat ein rosa Hemd an.Çocuğun üstünde pembe bir gömlek var.

Hiç ek almaz: ein rosa Hemd. lila, beige ve orange da öyle.

hellblauaçık maviSıfatA1
Nimm lieber das hellblaue Hemd.En iyisi açık mavi gömleği al.

hell- ve dunkel- her renkle tek kelime olur: hellgrün, dunkelrot.

dunkelblaulacivert, koyu maviSıfatA1
Er trägt einen dunkelblauen Anzug.Lacivert bir takım elbise giyiyor.
buntrenkli, rengârenkSıfatA2
Der Markt war sehr bunt.Pazar çok renkliydi.
großbüyük; uzun boyluSıfatA1
Der Tisch ist zu groß für die Küche.Masa mutfak için fazla büyük.

Karşılaştırma: größer, am größten. İnsan için „uzun boylu“: Er ist groß.

kleinküçük; kısa boyluSıfatA1
Wir suchen eine kleine Wohnung.Küçük bir daire arıyoruz.
languzunSıfatA1
Der Weg war ziemlich lang.Yol epey uzundu.

Karşılaştırma: länger. Boy için değil, groß kullanılır.

kurzkısaSıfatA1
Ich mache es kurz.Kısa keseyim.

Karşılaştırma: kürzer.

breitgenişSıfatA2
Die Straße ist hier sehr breit.Yol burada çok geniş.
schmaldar, inceSıfatA2
Der Flur ist ziemlich schmal.Koridor epey dar.
hochyüksekSıfatA1
Der Zaun ist zwei Meter hoch.Çit iki metre yüksekliğinde.

Ek alınca -c- düşer: ein hoher Zaun. Karşılaştırma: höher.

tiefderin; alçakSıfatA2
Das Wasser ist hier nicht tief.Su burada derin değil.
dickkalın; şişmanSıfatA1
Zieh dir eine dicke Jacke an.Kalın bir mont giy.

İnsan için kaba kaçabilir; kibarı kräftig ya da hiç söylememek.

dünnince; zayıfSıfatA1
Die Wände sind sehr dünn.Duvarlar çok ince.
schwerağır; zorSıfatA1
Der Koffer ist zu schwer.Bavul çok ağır.

İki anlamı da çok sık: „ağır“ ve „zor“.

leichthafif; kolaySıfatA1
Die Aufgabe war leichter als gedacht.Alıştırma sandığımdan kolaydı.

schwer'in tersi: hem ağırlıkta „hafif“ hem işte „kolay“.

rundyuvarlakSıfatA2
Der Tisch ist rund.Masa yuvarlak.
eckigköşeliSıfatA2
Die Brille hat eckige Gläser.Gözlüğün camları köşeli.
geradedüz, dümdüzSıfatA2
Die Linie ist nicht ganz gerade.Çizgi tam düz değil.

Zarf olarak „şu anda, az önce“ demektir: Ich komme gerade „şimdi geliyorum“.

schöngüzelSıfatA1
Das war ein schöner Abend.Güzel bir akşamdı.

Dilek bildiren kalıplarda da: Schönen Tag noch!

hässlichçirkinSıfatA2
Das Gebäude finde ich hässlich.Bence bina çirkin.
neuyeniSıfatA1
Wir haben neue Nachbarn.Yeni komşularımız var.
volldoluSıfatA1
Der Zug war völlig voll.Tren tıklım tıklımdı.
leerboşSıfatA1
Die Flasche ist schon leer.Şişe bitmiş bile.
gleichaynı; birazdanSıfatA1
Wir haben die gleiche Größe.Aynı bedeniz.

Zarf olarak „birazdan, hemen“: Ich komme gleich „hemen geliyorum“.

Bu liste Temel kelimeler: sayılar ve fiiller grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen sekiz liste ve 321 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 40 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı