İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

B1  ·  36 kelime

Miktarlar ve oranlar

Yarımlar, yüzdeler, artışlar ve düşüşler — ve aşağı yukarı ne kadar olduğunu söyleyen kelimeler.

Bu liste bir şeyin ne kadar olduğunu söylemenin kelimelerini toplar ve göründüğünden daha değerlidir: kesirler, bir miktarın artması ya da azalması için fiiller ve en çok işe yarayanlar, yaklaşık konuşmayı sağlayan kelimeler: ungefähr, etwa, knapp, gut. Bunlardan ikisi ters yönlere gider ve kolay karışır: knapp zwei Stundeniki saatten biraz azgut zwei Stundenise iki saatten biraz fazladır Kira, maaş ya da fatura konuşurken, işyerinde ölçü verirken bu kelimeler her gün lazım olur. Bir de yazım farkı var: Almancada ondalık sayılar virgülle, binler noktayla yazılır — Türkçedeki gibi: 2,5 Prozent, 1.000 Euro.

Kelimeler

Fiil (4)

steigenartmak, yükselmekFiilB1
Die Preise steigen weiter.Fiyatlar artmaya devam ediyor.

Düzensiz: stieg – gestiegen, Perfekt sein ile.

sinkendüşmek, azalmakFiilB1
Die Temperatur sinkt über Nacht.Sıcaklık gece boyunca düşüyor.

Düzensiz: sank – gesunken, Perfekt sein ile.

zählensaymakFiilA2
Zähl bitte noch einmal nach.Bir kez daha say.

zahlen (ödemek) ile karıştırma: Umlaut anlamı değiştirir.

rechnenhesaplamak; hesaba katmakFiilB1
Damit hatte niemand gerechnet.Bunu kimse hesaba katmamıştı.

mit etwas rechnen = bir şeyi beklemek, hesaba katmak.

Zarf (6)

insgesamttoplam, toplamdaZarfB1
Insgesamt waren es dreißig Leute.Toplam otuz kişiydik.
ungefähryaklaşık, aşağı yukarıZarfA2
Es dauert ungefähr eine Stunde.Yaklaşık bir saat sürüyor.
etwayaklaşık, kabacaZarfB1
Etwa die Hälfte hat geantwortet.Yaklaşık yarısı cevap verdi.

Soruda „yoksa“ anlamı taşır: Bist du etwa krank? = „Yoksa hasta mısın?“

mindestensen azZarfB1
Wir brauchen mindestens zwei Tage.En az iki güne ihtiyacımız var.
höchstensen fazla, en çokZarfB1
Das kostet höchstens zehn Euro.Bu en fazla on avro tutar.
kaumneredeyse hiç, ancakZarfB1
Es waren kaum zwanzig Leute da.Ancak yirmi kişi vardı.

İsim (14)

die Hälfteyarı, yarısıİsimA2
Die Hälfte reicht mir.Yarısı bana yeter.

Sıfat olarak: halb — ein halbes Kilo.

das Drittelüçte birİsimB1
Ein Drittel der Plätze ist frei.Yerlerin üçte biri boş.

Üçte birden itibaren kesirler cinsiyetsizdir ve -tel ile biter: das Viertel, das Fünftel.

das ProzentyüzdeİsimA2
Zwanzig Prozent sind schon viel.Yüzde yirmi epey fazla.

Sayıdan sonra tekil kalır: zwanzig Prozent. Sıra da Türkçenin tersidir: önce sayı, sonra Prozent.

die Mengemiktar; kalabalıkİsimB1
Die Menge reicht für vier Personen.Bu miktar dört kişiye yetiyor.

Günlük dilde „bir sürü“: eine Menge Arbeit.

die Summetoplam, tutarİsimB1
Die Summe stimmt nicht.Toplam tutmuyor.
das PaarçiftİsimA2
Ein Paar Schuhe steht noch draußen.Bir çift ayakkabı hâlâ dışarıda duruyor.

Büyük harfle ein Paar = bir çift; küçük harfle ein paar = birkaç.

das GewichtağırlıkİsimB1
Das Gewicht darf 20 Kilo nicht überschreiten.Ağırlık 20 kiloyu geçmemeli.
die Längeuzunluk, boyİsimB1
Die Länge stimmt, die Breite nicht.Boyu tutuyor, eni tutmuyor.
die Breitegenişlik, enİsimB1
Bei dieser Breite passt es nicht durch die Tür.Bu genişlikte kapıdan geçmez.
die ListelisteİsimA2
Setz es bitte auf die Liste.Onu da listeye yaz.
der ZentimetersantimetreİsimA2
Der Tisch ist achtzig Zentimeter breit.Masa seksen santim genişliğinde.
der KilometerkilometreİsimA2
Bis zum Bahnhof sind es zwei Kilometer.İstasyona iki kilometre var.
der MillimetermilimetreİsimB1
Die Schraube ist um einen Millimeter zu dick.Vida bir milimetre fazla kalın.
die Reihenfolgesıra, sıralamaİsimB1
Bitte beantworten Sie die Fragen in der richtigen Reihenfolge.Lütfen soruları doğru sırayla cevaplayın.

Sıfat (12)

genautam, kesinSıfatA2
Das ist genau die richtige Menge.Bu tam doğru miktar.

Tek başına Genau! = „Aynen! Kesinlikle!“

mehrerebirkaç, birçokSıfatB1
Mehrere Leute haben sich gemeldet.Birkaç kişi haber verdi.
doppeltiki kat, çiftSıfatB1
Das kostet doppelt so viel.Bu iki katı tutar.

doppelt so viel = iki katı kadar.

feinince, ufak taneliSıfatB1
Der Sand am Strand ist ganz fein.Plajdaki kum çok ince.
grobiri, kaba; kabacaSıfatB1
Die Zwiebeln grob schneiden.Soğanları iri doğra.

grob geschätzt = kabaca tahmin edilirse. Kişi için „kaba“.

glattdüz, pürüzsüz; kayganSıfatB1
Im Winter sind die Straßen oft glatt.Kışın yollar sık sık buz tutup kaygan oluyor.
schrägeğri, eğik, yamukSıfatB1
Das Bild hängt schräg.Resim yamuk asılı.

Günlük dilde „tuhaf, acayip“ de demektir.

senkrechtdikeySıfatB1
Die Wand muss ganz senkrecht sein.Duvarın tam dikey olması gerekiyor.
waagerechtyataySıfatB1
Das Regal hängt nicht waagerecht.Raf düz asılı değil.
steildik, sarpSıfatB1
Der Weg zur Burg ist sehr steil.Kaleye giden yol çok dik.
winzigminicik, çok küçükSıfatB1
Das Zimmer im Hotel war winzig.Oteldeki oda minicikti.
gleichmäßigeşit, düzgünSıfatB1
Den Teig gleichmäßig auf dem Blech verteilen.Hamuru tepsiye eşit şekilde yay.

Bu liste Temel kelimeler: sayılar ve fiiller grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen sekiz liste ve 321 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 36 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı