İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

A1  ·  40 kelime

Giyim

Ne giyersin, kaç para tutar — ve Almancanın bir şeyi giymek için kullandığı fiil.

Türkçede tek fiil iki işi görür: „giymek“ hem üstüne geçirmek hem de üstünde taşımaktır. Almanca bunları ayırır. Üstünde olan, giyilen şey tragen: Sie trägt einen Mantel „palto giyiyor, paltolu“. Üstüne geçirmek ise ayrılabilen ve dönüşlü bir fiildir, sich anziehen: Ich ziehe mir eine Jacke an. Ön ek sona gider, zamir de yönelme hâlindedir (mir), çünkü cümlede zaten bir nesne (eine Jacke) vardır. Çıkarmak sich ausziehen, üstünü değiştirmek sich umziehen; üçü aynı kalıpla kurulur. Sayıda iyi haber: die Hose „pantolon“ ve die Brille „gözlük“ Almancada da tekildir, Türkçedeki gibi. Kıyafetin birine yakışması da Türkçedeki gibi kişiyi yönelme hâline koyar: Das Kleid steht dir „elbise sana yakışıyor“.

Kelimeler

Fiil (6)

tragengiymek (üstünde olmak); taşımakFiilA1
Sie trägt heute Schwarz.Bugün siyah giymiş.

du trägst, er trägt; getragen. İki anlam da çok sık: kıyafet „giymek“ ve yük „taşımak“.

sich anziehengiyinmek; (bir şeyi) giymekFiilA1
Zieh dir bitte etwas Warmes an.Kalın bir şeyler giy, olur mu?

Ayrılabilen ve dönüşlü. Nesne varsa zamir yönelme hâlinde: Ich ziehe mir die Jacke an; yoksa belirtme hâlinde: Ich ziehe mich an „giyiniyorum“.

sich ausziehensoyunmak; çıkarmakFiilA2
Zieh die nassen Schuhe aus.Islak ayakkabılarını çıkar.

anziehen'in tersi ve aynı yapıda.

passenuymak, olmak (beden)FiilA1
Die Hose passt mir nicht.Pantolon bana olmuyor.

Kişi yönelme hâli alır: Die Hose passt mir „pantolon bana uyuyor“. Randevu için de: Passt dir Montag? „Pazartesi sana uyar mı?“

anprobierendenemek (giysi)FiilA2
Darf ich das anprobieren?Bunu deneyebilir miyim?

an- ayrılır, pro- ayrılmaz; bu yüzden Partizip II anprobiert, ge- yok.

umtauschendeğiştirmek, iade etmekFiilA2
Kann ich das umtauschen?Bunu değiştirebilir miyim?

Ayrılabilen. Fişi sakla: der Kassenbon.

İsim (26)

die Kleidunggiysi, kıyafetİsimA1
Nimm warme Kleidung mit.Yanına kalın giysiler al.

Çoğulu yok. Günlük dilde die Sachen ya da die Klamotten.

das HemdgömlekİsimA1
Das Hemd muss gebügelt werden.Gömleğin ütülenmesi lazım.

Çoğul: die Hemden. Kadın gömleği çoğu zaman die Bluse.

die HosepantolonİsimA1
Diese Hose ist mir zu eng.Bu pantolon bana dar geliyor.

Tekil, Türkçedeki gibi: eine Hose bir pantolon. İç çamaşırı die Unterhose.

der RocketekİsimA1
Der Rock ist etwas zu kurz.Etek biraz kısa.

Çoğul: die Röcke. Müzik türü „rock“ ile aynı yazılır ama burada „etek“.

das Kleidelbise (kadın)İsimA1
Das Kleid steht dir gut.Elbise sana yakışıyor.

Çoğul: die Kleider, „giysiler“ genel anlamında da kullanılır. Erkek takım elbisesi der Anzug.

die Jackeceket; montİsimA1
Zieh dir eine Jacke an.Bir ceket giy.

Çoğul: die Jacken. Kalın kışlık mont da Jacke olabilir.

der Mantelpalto, kabanİsimA1
Mein Mantel hängt an der Garderobe.Paltom vestiyerde asılı.

Çoğul: die Mäntel.

der PulloverkazakİsimA1
Der Pullover ist aus Wolle.Kazak yünden.

Çoğul: die Pullover. Kısaca der Pulli.

das T-ShirttişörtİsimA1
Er trägt immer das gleiche T-Shirt.Hep aynı tişörtü giyiyor.

Çoğul: die T-Shirts. Tek harf isme bitişik yazılamadığı için tireli.

der SchuhayakkabıİsimA1
Die Schuhe sind zu klein.Ayakkabılar küçük geliyor.

Çoğul: die Schuhe. Ayakkabı numarası die Schuhgröße.

die SockeçorapİsimA1
Ich finde nur eine Socke.Çorabın sadece tekini bulabiliyorum.

Çoğul: die Socken. Külotlu çorap die Strumpfhose.

der HutşapkaİsimA2
Setz den Hut auf, es ist heiß.Şapkanı tak, hava sıcak.

Çoğul: die Hüte. Şapka „giyilmez“, başa konur: den Hut aufsetzen.

die Mützebere; kasketİsimA2
Ohne Mütze wird dir kalt.Beresiz üşürsün.

Çoğul: die Mützen.

der Schalatkı, şalİsimA2
Der Schal liegt noch im Auto.Atkı hâlâ arabada.

Çoğul: die Schals. Başörtüsü ise das Kopftuch.

der HandschuheldivenİsimA2
Ich habe einen Handschuh verloren.Bir eldivenimi kaybettim.

Birleşik isim: Hand + Schuh, „el ayakkabısı“. Çoğul: die Handschuhe.

die BrillegözlükİsimA1
Meine Brille ist kaputt.Gözlüğüm bozuk.

Tekil, Türkçedeki gibi: eine Brille. Güneş gözlüğü die Sonnenbrille.

die Tascheçanta; cepİsimA1
Die Tasche ist ziemlich schwer.Çanta epey ağır.

Çoğul: die Taschen. Tek kelime, iki anlam: el çantası ve pantolon cebi.

der GürtelkemerİsimA2
Der Gürtel passt nicht mehr.Kemer artık olmuyor.

Çoğul: die Gürtel. Arabada emniyet kemeri der Sicherheitsgurt.

die Umkleidekabinedeneme kabini, soyunma kabiniİsimA2
Die Umkleidekabine ist dort hinten.Deneme kabini şurada arkada.

Çoğul: die Umkleidekabinen.

die KassekasaİsimA1
Bitte an der Kasse bezahlen.Lütfen kasada ödeyin.

Çoğul: die Kassen. die Krankenkasse ise „sağlık sigortası kurumu“.

der Preisfiyat; ödülİsimA1
Der Preis steht auf dem Etikett.Fiyat etiketin üstünde yazıyor.

Çoğul: die Preise. Yarışmada kazanılan „ödül“ anlamı da var. Mağazalarda pazarlık genellikle yapılmaz.

der StoffkumaşİsimA2
Der Stoff fühlt sich weich an.Kumaşın dokusu yumuşak.

Çoğul: die Stoffe. „Madde“ ve „ders konusu“ anlamları da var.

die BaumwollepamukİsimA2
Das Hemd ist aus reiner Baumwolle.Gömlek saf pamuk.

Çoğulu yok. Kelimesi kelimesine „ağaç yünü“.

die WolleyünİsimA2
Wolle darf nicht in die Waschmaschine.Yün çamaşır makinesine girmez.

Çoğulu yok.

das LederderiİsimA2
Die Tasche ist aus Leder.Çanta deriden.

Çoğulu yok. İnsan derisi ise die Haut.

das GeschenkhediyeİsimA1
Ich suche noch ein Geschenk.Daha bir hediye arıyorum.

Çoğul: die Geschenke. Hediye paket yaptırmak için: Können Sie es als Geschenk einpacken?

Sıfat (8)

teuerpahalıSıfatA1
Das ist mir zu teuer.Bu bana pahalı.

Ek alınca -e- düşer: ein teures Hemd.

billigucuzSıfatA1
Billig ist nicht immer günstig.Ucuz olan her zaman uygun değildir.

Biraz „kalitesiz“ çağrışımı var; iyi fiyat için tarafsız kelime günstig.

günstiguygun (fiyatlı), hesaplıSıfatA2
Das Angebot ist wirklich günstig.Teklif gerçekten uygun.

Zaman için de: ein günstiger Moment „uygun bir an“.

weichyumuşakSıfatA1
Der Pullover ist sehr weich.Kazak çok yumuşak.
hartsertSıfatA1
Die Schuhe sind noch ziemlich hart.Ayakkabılar hâlâ epey sert.

Karşılaştırma: härter.

bequemrahatSıfatA1
Diese Schuhe sind sehr bequem.Bu ayakkabılar çok rahat.

İnsan için „üşengeç, rahatına düşkün“ demektir — er ist bequem iltifat değildir.

schmutzigkirliSıfatA2
Die Jacke ist schmutzig geworden.Ceket kirlenmiş.
modischmodaya uygun, şıkSıfatB1
Der Schnitt ist sehr modisch.Kesimi çok modaya uygun.

Bu liste Giyim grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen bir liste ve 40 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 40 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı