İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

A1  ·  40 kelime

Almanca: Sayılar, saat ve tarih

Tersten söylenen sayılar, bir sonraki saate doğru sayan bir saat ve haftanın günleri.

Bu listede iki şey Türkçeden o kadar farklı ki baştan uyarmak gerekiyor. Birincisi: Almanca iki basamaklı sayıları tersten söyler. Türkçe „yirmi bir“ der, Almanca „bir ve yirmi“: einundzwanzig, üstelik tek kelime. Telefon numarası ya da fiyat dinlerken önce birler basamağı gelir, onlar basamağını beklemen gerekir. İkincisi saat: Almanca „buçuk“u bir önceki saate değil, gelecek saate bağlar. Türkçedeki „iki buçuk“ Almancada halb drei olur, yani „üçe yarım kala“. Bunu karıştırmak bir saate mal olur — randevuya bir saat geç kalırsın. Çeyrekler ise Türkçeye benzer: Viertel nach sechs„altıyı çeyrek geçe“Viertel vor sieben„yediye çeyrek var“

Kelimeler

Zarf (4)

heutebugünZarfA1
Heute habe ich frei.Bugün izinliyim.
morgenyarınZarfA1
Morgen fahre ich nach München.Yarın Münih'e gidiyorum.

der Morgen „sabah“ ile karıştırma. „Yarın sabah“ morgen früh.

gesterndünZarfA1
Gestern hat es den ganzen Tag geregnet.Dün bütün gün yağmur yağdı.
jetztşimdiZarfA1
Jetzt habe ich keine Zeit.Şu anda vaktim yok.

Sayı (16)

einsbirSayıA1
Eins, zwei, drei — los!Bir, iki, üç — başla!

Sayarken kullanılan biçim. İsmin önünde ein olur ve ek alır: ein Buch, eine Tasse.

zweiikiSayıA1
Wir bleiben zwei Nächte.İki gece kalıyoruz.

Telefonda drei ile karışmasın diye çoğu zaman zwo denir.

dreiüçSayıA1
Der Zug fährt um drei Uhr.Tren saat üçte kalkıyor.
vierdörtSayıA1
Die Wohnung hat vier Zimmer.Dairede dört oda var.

Almanya'da ilanlarda oda sayısına salon da dahildir: vier Zimmer Türkçedeki „3+1“e yakındır.

fünfbeşSayıA1
Das dauert nur fünf Minuten.Sadece beş dakika sürer.
sechsaltıSayıA1
Ich stehe um sechs auf.Altıda kalkıyorum.
siebenyediSayıA1
Sieben Tage hat die Woche.Haftada yedi gün var.
achtsekizSayıA1
Wir treffen uns um acht.Sekizde buluşuyoruz.
neundokuzSayıA1
Der Laden öffnet um neun.Dükkân dokuzda açılıyor.
zehnonSayıA1
Es kostet zehn Euro.On avro tutuyor.
elfon birSayıA1
Um elf ist der Vortrag zu Ende.Konuşma on birde bitiyor.
zwölfon ikiSayıA1
Zwölf Monate sind ein Jahr.On iki ay bir yıl eder.
zwanzigyirmiSayıA1
Der Bus kommt in zwanzig Minuten.Otobüs yirmi dakika sonra geliyor.
einundzwanzigyirmi birSayıA1
Sie ist einundzwanzig Jahre alt.Yirmi bir yaşında.

Önce birler, sonra und, sonra onlar — ve hepsi tek kelime. 99'a kadar her iki basamaklı sayı böyledir: fünfundvierzig = 45.

hundertyüzSayıA1
Das Buch hat über hundert Seiten.Kitap yüz sayfadan uzun.

Türkçedeki gibi „bir“ gerekmez: hundert, tausend.

tausendbinSayıA1
Die Stadt hat zwanzigtausend Einwohner.Kasabanın yirmi bin nüfusu var.

Büyük sayılar da tek kelime yazılır: zwanzigtausend.

İsim (17)

die Zahlsayı, rakamİsimA1
Können Sie mir die Zahl noch einmal sagen?Sayıyı bir daha söyleyebilir misiniz?

Çoğul: die Zahlen. Bir şeyi tanıtan numara (ev, telefon) die Nummer; die Zahl ise miktardır.

die Uhrsaat (alet); saat …İsimA1
Wie viel Uhr ist es?Saat kaç?

Çoğul: die Uhren. Saat söylerken de kullanılır: um drei Uhr „saat üçte“.

die Uhrzeitsaat (günün saati)İsimA1
Haben Sie die genaue Uhrzeit?Tam saati biliyor musunuz?
die Stundesaat (süre)İsimA1
Der Kurs dauert zwei Stunden.Kurs iki saat sürüyor.

Çoğul: die Stunden. Altmış dakikalık süre; saatin gösterdiği saat ise Uhr. Türkçede ikisi de „saat“: „iki saat sürer“ zwei Stunden, „saat iki“ zwei Uhr.

die MinutedakikaİsimA1
Warte bitte eine Minute.Bir dakika bekle, olur mu?

Çoğul: die Minuten.

das ViertelçeyrekİsimA1
Viertel nach sechs ist er gegangen.Altıyı çeyrek geçe gitti.

Çoğul: die Viertel. Şehirde „semt, mahalle“ anlamı da var.

der TaggünİsimA1
Der Tag war lang.Uzun bir gündü.

Çoğul: die Tage.

die WochehaftaİsimA1
Nächste Woche bin ich nicht da.Gelecek hafta burada değilim.

Çoğul: die Wochen.

der MonatayİsimA1
Die Miete ist am ersten des Monats fällig.Kira ayın birinde ödenir.

Çoğul: die Monate. Gökteki ay ise der Mond.

das Jahryıl, seneİsimA1
Wir sind seit einem Jahr hier.Bir yıldır buradayız.

Çoğul: die Jahre.

der MontagpazartesiİsimA1
Am Montag fängt der Kurs an.Kurs pazartesi başlıyor.

Günlerin hepsi eril. „Pazartesi günü“ am Montag; „her pazartesi“ montags.

der DienstagsalıİsimA1
Dienstag habe ich einen Termin.Salı günü randevum var.
der MittwochçarşambaİsimA1
Der Markt ist mittwochs geschlossen.Pazar yeri çarşambaları kapalı.

Kelimesi kelimesine „hafta ortası“.

der DonnerstagperşembeİsimA1
Bis Donnerstag brauche ich eine Antwort.Perşembeye kadar bir cevap lazım.
der FreitagcumaİsimA1
Freitagabend ist immer viel los.Cuma akşamları hep çok hareketli olur.
der SamstagcumartesiİsimA1
Am Samstag gehen wir auf den Markt.Cumartesi pazara gidiyoruz.

Kuzey Almanya'da Sonnabend da denir.

der SonntagpazarİsimA1
Sonntags haben die Geschäfte zu.Pazar günleri dükkânlar kapalı.

Almanya'da pazar günü dükkânların çoğu gerçekten kapalıdır; alışverişi cumartesiye bırakma.

Sıfat (3)

halbyarım, buçukSıfatA1
Es ist halb drei.Saat iki buçuk.

Gelecek saate doğru sayar: halb drei = „iki buçuk“, üç değil! Türkçedeki saatin yarım saat ilerisini söyle.

früherkenSıfatA1
Wir müssen früh aufstehen.Erken kalkmamız gerekiyor.

Karşılaştırma: früher, „eskiden“ anlamına da gelir.

spätgeçSıfatA1
Es ist schon spät.Saat epey geç oldu.

Karşılaştırma: später „sonra“. Dakik olmamak zu spät: „geç kalıyorum“ Ich komme zu spät.

Bu liste Temel kelimeler: sayılar ve fiiller grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen sekiz liste ve 321 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 40 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı