Etiket, bir cümlenin nereye ait olduğunu gösterir. Yanındaki hoparlör cümleyi sesli okur.
Hallo, wie geht’s?Selam, nasılsın?
A1rahat
Gut, danke. Und dir?İyiyim, teşekkürler. Ya sen?
A1rahat
Hast du morgen Zeit?Yarın vaktin var mı?
A1rahat
Was machst du am Wochenende?Hafta sonu ne yapıyorsun?
A1rahat
Gern!Seve seve!
A1nötr
Leider kann ich heute nicht.Maalesef bugün olmaz.
A1nötr
Tschüss, bis bald!Hoşça kal, görüşürüz!
A1rahat
Ich bin heute total müde.Bugün çok yorgunum.
A1rahat
Wollen wir uns am Samstag treffen?Cumartesi buluşalım mı?
A2nötr
Was machst du in deiner Freizeit?Boş zamanlarında ne yaparsın?
A2nötr
Ich möchte dich zu meiner Party einladen.Seni partime davet etmek istiyorum.
A2nötr
Danke für die Einladung!Davet için teşekkürler!
A2nötr
Ich komme zehn Minuten später.On dakika geç geleceğim.
A2nötr
Ich muss leider absagen.Maalesef iptal etmem gerekiyor.
A2nötr
Das macht echt Spaß!Bu gerçekten çok eğlenceli!
A2rahat
Hast du Lust, ins Kino zu gehen?Sinemaya gitmek ister misin?
A2rahat Lust haben, birinin bir şeyi yapmaya canı ister mi diye sormanın gündelik yoludur; Türkçedeki canın ister mi gibi.
Wir haben gestern lange gequatscht.Dün uzun uzun laflaştık.
A2rahat
Schreib mir einfach eine Nachricht.Bana bir mesaj yazman yeter.
A2rahat
Wir haben uns für Freitag verabredet.Cuma için sözleştik.
B1nötr
Unsere Freundschaft ist mir sehr wichtig.Arkadaşlığımız benim için çok önemli.
B1nötr
Melde dich, wenn du angekommen bist.Varınca bana haber ver.
B1rahat
Ich wollte mich entschuldigen, dass ich nicht gekommen bin.Gelmediğim için özür dilemek istedim.
B1nötr
Wir verstehen uns richtig gut.Birbirimizle çok iyi anlaşıyoruz.
B1nötr
Kannst du mir beim Umzug helfen?Taşınırken bana yardım edebilir misin?
B1rahat
Na, alles klar bei dir?Eee, her şey yolunda mı?
B1rahat
Ich hab keine Ahnung.Hiçbir fikrim yok.
B1rahat Konuşmada habe kelimesinin sonundaki -e çoğu zaman düşer; yazıda kalır.
Günlük hayatta daha çok: Ich habe keine Ahnung.
Sag mal, kommst du am Freitag mit?Baksana, cuma sen de geliyor musun?
B1rahat mal bir ricayı ya da soruyu yumuşatır; Sag mal bir soruya başlamanın dostça yoludur, Türkçedeki baksana gibi.
Das ist doch nicht so schlimm.Canım, o kadar da kötü değil.
B1rahat doch burada rahatlatır: konuşan, karşısındakinin de aynı fikirde olmasını bekler.
Ich bin bei Lisa zum Abendessen eingeladen.Lisa’ya akşam yemeğine davetliyim.
B1nötr
Was soll ich mitbringen?Ne getireyim?
B1nötr