İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

B1  ·  35 kelime

Almanca: Dışarıda yemek

Masa ayırtmaktan hesabı bölmeye kadar — Alman garsonun her seferinde sorduğu soru dahil.

Türkiye'de hesabı kimin ödeyeceği masada küçük bir yarışa döner; Almanya'da garson sonunda sakin sakin Zusammen oder getrennt? diye sorar — birlikte mi, ayrı ayrı mı? Herkesin kendi yediğini ödemesi tamamen olağandır, kimse bunu ayıp saymaz ve garson her hesabı masanın başında tek tek çıkarır. İkinci fark: hesap kendiliğinden gelmez, istemen gerekir; istenmeden getirilen hesap „artık kalkın“ gibi algılanırdı. Bahşiş de masaya bırakılmaz: öderken ödemek istediğin toplamı söylersin, genellikle yüzde beş ile on arasında yukarı yuvarlayarak. Bir de suya dikkat: su ve ekmek çoğu yerde kendiliğinden ve ücretsiz gelmez, istediğin şişe hesaba yazılır.

Kelimeler

Fiil (1)

abräumenmasayı toplamakFiilB1
Darf ich schon abräumen?Masayı toplayabilir miyim?

Ayrılabilen fiil: Ich räume ab.

İsim (21)

die Gaststättelokanta, restoranİsimB1
Die Gaststätte gehört der Familie seit 1950.Lokanta 1950'den beri ailenin.
das Lokalmekân, lokalİsimB1
Das Lokal ist immer voll.Mekân hep dolu.

Yemek yenen ya da bir şey içilen her yer için genel kelime; Türkçedeki „lokal“den daha geniştir.

die Kneipebar, birahaneİsimB1
Die Kneipe an der Ecke hat lange offen.Köşedeki bar geç saate kadar açık.
das CafékafeİsimA1
Wir treffen uns im Café gegenüber.Karşıdaki kafede buluşuyoruz.
der KellnergarsonİsimA2
Der Kellner hat es sich gemerkt.Garson siparişi aklında tuttu.

Kadın garson: die Kellnerin. Seslenirken Herr Ober eski kaldı; Entschuldigung! yeterli.

die Bedienungservis, garsonİsimB1
Die Bedienung war freundlich.Servis güler yüzlüydü.
die Vorspeisebaşlangıç, ara sıcakİsimA2
Als Vorspeise nehmen wir Suppe.Başlangıç olarak çorba alıyoruz.
das Hauptgerichtana yemekİsimA2
Das Hauptgericht dauert zwanzig Minuten.Ana yemek yirmi dakika sürer.
der NachtischtatlıİsimA2
Zum Nachtisch gibt es Eis.Tatlı olarak dondurma var.
die Beilagegarnitür, yan yemekİsimB1
Welche Beilage möchten Sie dazu?Yanına hangi garnitürü istersiniz?
die Getränkekarteiçecek menüsüİsimA2
Können wir die Getränkekarte haben?İçecek menüsünü alabilir miyiz?
die ReservierungrezervasyonİsimB1
Die Reservierung läuft auf meinen Namen.Rezervasyon benim adıma.
das TrinkgeldbahşişİsimA2
Das Trinkgeld gibt man beim Zahlen.Bahşiş ödeme sırasında verilir.

Masaya bırakılmaz: öderken yuvarlanmış toplamı söylersin, örneğin hesap 27,40 € ise Dreißig, bitte.

das Tagesgerichtgünün yemeğiİsimB1
Das Tagesgericht ist günstiger.Günün yemeği daha ucuz.
die Spezialitätspesiyalite, mekânın özel yemeğiİsimB1
Das ist die Spezialität des Hauses.Bu, mekânın özel yemeği.
der Geschmacktat, lezzet; zevkİsimB1
Der Geschmack ist ungewohnt.Tadı alışılmadık.

Çoğulu die Geschmäcker çoğunlukla şaka yollu kullanılır.

die ServiettepeçeteİsimA2
Könnte ich noch eine Serviette haben?Bir peçete daha alabilir miyim?
die Schüsselkâse, servis kabıİsimA2
Die Schüssel steht in der Mitte.Kâse ortada duruyor.
die Theketezgâh, barİsimB1
An der Theke ist noch Platz.Barda hâlâ yer var.
die SchürzeönlükİsimB1
Der Kellner trägt eine lange Schürze.Garson uzun bir önlük takıyor.
der AlkoholalkolİsimA2
Er trinkt keinen Alkohol.Alkol içmiyor.

Çoğulu yok.

Kalıp ifade (6)

getrennt zahlenayrı ayrı ödemekKalıp ifadeA2
Wir zahlen getrennt, bitte.Ayrı ayrı ödüyoruz.

Almanya'da çok olağan; arkadaşlar arasında bile herkes kendi payını öder.

zusammen zahlenbirlikte ödemek, tek hesap yapmakKalıp ifadeA2
Heute zahlen wir zusammen.Bugün hesabı birlikte ödüyoruz.
bestellen bei(bir yerden) sipariş vermekKalıp ifadeA2
Bestellen Sie bitte an der Theke.Lütfen siparişinizi tezgâhta verin.
der Gast am Tischmasadaki müşteriKalıp ifadeB1
Der Gast am Tisch drei wartet noch.Üç numaralı masadaki müşteri hâlâ bekliyor.
die Speisekarte studierenmenüyü incelemekKalıp ifadeB1
Wir studieren noch die Speisekarte.Menüye hâlâ bakıyoruz.
die Rechnung, bittehesap, lütfenKalıp ifadeA1
Die Rechnung, bitte!Hesap, lütfen!

Hesap istenmeden gelmez; garsonla göz göze gelip seslenmen gerekir.

Sıfat (7)

hausgemachtev yapımıSıfatB1
Die Nudeln sind hausgemacht.Makarnalar ev yapımı.
vegetarischvejetaryenSıfatA2
Gibt es etwas Vegetarisches?Vejetaryen bir şey var mı?
veganveganSıfatB1
Zwei Gerichte sind vegan.İki yemek vegan.
scharfacı (biber gibi)SıfatA2
Ist das sehr scharf?Bu çok acı mı?

Bıçak için „keskin“, fotoğraf için „net“ anlamına da gelir.

salzigtuzluSıfatA2
Die Suppe ist zu salzig.Çorba fazla tuzlu.
sauerekşiSıfatA2
Der Wein schmeckt sauer.Şarabın tadı ekşi.

Konuşma dilinde „kızgın, bozuk“ da demek: Er ist sauer.

bitteracı (kahve gibi)SıfatB1
Der Kaffee ist bitter.Kahve acı.

Türkçede ikisi de „acı“; Almancada biber scharf, kahve ya da ilaç bitter.

Bu liste Yeme ve içme grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen dört liste ve 162 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 35 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı