İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

B1  ·  55 kelime

Doğa ve çevre

Manzara, hava ve her Alman evinin her hafta uğraştığı ayrıştırılmış çöp.

Almanya'ya yeni gelen birinin ilk öğrendiği kelimelerden biri çöp kutularının adıdır, çünkü çöp ayrıştırma günlük hayatın parçasıdır ve yanlış kutuya atılan çöp komşu ya da ev sahibiyle ilk tartışmanın sebebi olabilir: der Restmüllgeri kalan her şeydas Altpapierkâğıt ve kartonder Biomüllyemek artıklarıder Gelbe Sackya da sarı kutu ambalajdas Altglasrenklerine göre ayrılan şişeler — cam kumbaraları pazar günü ve akşamları kullanılmaz Plastik şişe ve kutuların çoğunda depozito (das Pfand) vardır; markete geri götürürsün. Manzara kelimeleri de işe yarar, çünkü Alman yer adları onlardan yapılır: -berg(dağ)-tal(vadi)-feld(tarla)-wald(orman)-bach(dere) binlerce şehir adında geçer; bu kelimeleri bilen biri haritayı da okumaya başlar.

Kelimeler

Fiil (7)

trennenayırmak, ayrıştırmakFiilB1
Müll wird hier streng getrennt.Burada çöp sıkı biçimde ayrıştırılıyor.

Dönüşlü sich trennen „ayrılmak (çiftler)“ demek.

recycelngeri dönüştürmekFiilB1
Das Material lässt sich vollständig recyceln.Malzeme tamamen geri dönüştürülebilir.

İngilizce gibi okunur: „ri-say-keln“. Partizip II: recycelt.

verbrauchentüketmek, harcamakFiilB1
Das Gerät verbraucht sehr wenig Strom.Cihaz çok az elektrik harcıyor.

Ayrılamayan fiil: verbraucht.

schützenkorumakFiilB1
Das Gebiet ist streng geschützt.Bölge sıkı biçimde koruma altında.

Neyden korunduğu vor + Dativ ile: vor der Sonne schützen.

verschmutzenkirletmekFiilB1
Der Fluss war jahrzehntelang verschmutzt.Nehir onlarca yıl kirliydi.

Ayrılamayan fiil.

zerstörenyok etmek, tahrip etmekFiilB1
Der Sturm hat viele Bäume zerstört.Fırtına birçok ağacı yerle bir etti.
färbenboyamak; (kendiliğinden) renk almakFiilB1
Im Herbst färben sich die Blätter rot.Sonbaharda yapraklar kızarır.

Dönüşlü sich färben: „renk almak, renk değiştirmek“.

İsim (40)

die NaturdoğaİsimA2
In der Natur erhole ich mich am besten.En iyi doğada dinleniyorum.
die UmweltçevreİsimB1
Das ist besser für die Umwelt.Bu, çevre için daha iyi.

Çoğulu yok.

die Landschaftmanzara, araziİsimB1
Die Landschaft hier ist flach.Buradaki arazi düz.

-schaft ile biten isimler hep dişil.

der WaldormanİsimA2
Der Wald fängt gleich hinter dem Ort an.Orman köyün hemen arkasında başlıyor.

Çoğulu: die Wälder.

der BaumağaçİsimA1
Der Baum ist über hundert Jahre alt.Ağaç yüz yaşından büyük.

Çoğulu: die Bäume.

der BergdağİsimA2
Von dem Berg sieht man bis zur Grenze.Dağdan sınıra kadar görünüyor.
das TalvadiİsimB1
Im Tal liegt oft Nebel.Vadide çoğu zaman sis olur.

Çoğulu: die Täler.

der SeegölİsimA2
Der See ist im Winter zugefroren.Göl kışın donuyor.

Eril der See göl; dişil die See deniz. Artikel anlamı değiştirir.

der Flussnehir, ırmakİsimA2
Der Fluss führt viel Wasser.Nehirde su çok yüksek.

Çoğulu: die Flüsse.

das MeerdenizİsimA2
Wir fahren im Sommer ans Meer.Yaz aylarında denize gidiyoruz.
die Küstekıyı, sahilİsimB1
An der Küste weht immer Wind.Sahilde hep rüzgâr eser.
das Uferkıyı (nehir, göl)İsimB1
Am Ufer stehen alte Weiden.Kıyıda yaşlı söğütler var.
die InseladaİsimB1
Auf die Insel kommt man nur mit der Fähre.Adaya sadece feribotla gidilir.
das FeldtarlaİsimA2
Auf dem Feld wird gerade geerntet.Tarlada şu an hasat yapılıyor.

Formlarda „kutucuk, alan“ anlamı da var.

die WieseçayırİsimB1
Die Wiese wird zweimal im Jahr gemäht.Çayır yılda iki kez biçiliyor.
der Bodentoprak, zemin; yerİsimB1
Der Boden ist hier sehr trocken.Burada toprak çok kuru.

Odanın zemini ve tavan arası (der Dachboden) anlamı da var.

die Lufthava (solunan)İsimA2
Die Luft ist nach dem Regen viel besser.Yağmurdan sonra hava çok daha temiz.

Hava durumu das Wetter; Türkçedeki iki anlam Almancada iki kelime.

das KlimaiklimİsimB1
Das Klima verändert sich messbar.İklim ölçülebilir biçimde değişiyor.
der Klimawandeliklim değişikliğiİsimB1
Über den Klimawandel wird viel diskutiert.İklim değişikliği çok tartışılıyor.
der MüllçöpİsimA2
Der Müll wird donnerstags abgeholt.Çöp perşembeleri toplanıyor.

Çoğulu yok. Aynı anlamda der Abfall.

das Altpapieratık kâğıtİsimB1
Kartons kommen ins Altpapier.Kartonlar atık kâğıda gider.

Mavi kutu; kartonu katlayarak at.

das Altglasatık camİsimB1
Altglas wird nach Farben sortiert.Atık cam renklerine göre ayrılıyor.

Beyaz, yeşil, kahverengi; mavi cam yeşile gider. Pazar günü kumbaraya şişe atılmaz.

der Biomüllorganik atıkİsimB1
Essensreste kommen in den Biomüll.Yemek artıkları organik atığa gider.

Genelde kahverengi kutu; naylon poşet koyma.

die VerpackungambalajİsimB1
Die Verpackung ist größer als der Inhalt.Ambalaj içindekinden büyük.

Ambalaj sarı kutuya ya da der Gelbe Sack'a gider.

die EnergieenerjiİsimB1
Die Energie kommt hier aus Wind und Sonne.Buradaki enerji rüzgârdan ve güneşten geliyor.
der Umweltschutzçevre korumaİsimB1
Umweltschutz kostet zunächst Geld.Çevre koruma başta para gerektirir.
die Aussichtmanzara (yukarıdan); beklentiİsimB1
Von oben hat man eine gute Aussicht.Yukarıdan güzel bir manzara var.

Çoğul die Aussichten „beklentiler, şans“ da demek.

der Naturschutzdoğa korumaİsimB1
Der Naturschutz hat hier Vorrang.Burada doğa korumanın önceliği var.
der BachdereİsimB1
Über den Bach führt eine kleine Brücke.Derenin üstünden küçük bir köprü geçiyor.

Çoğulu: die Bäche. Yer adlarında çok sık.

die Höheyükseklik, rakımİsimB1
Auf dieser Höhe wächst kaum noch etwas.Bu yükseklikte neredeyse hiçbir şey yetişmiyor.
das Gebietbölge, alanİsimB1
Das Gebiet steht unter Naturschutz.Bölge doğal koruma alanı.
das Holzodun, tahtaİsimA2
Der Tisch ist aus Holz.Masa tahtadan.

Çoğulu: die Hölzer.

die EntwicklunggelişmeİsimB1
Die Entwicklung der Stadt ging sehr schnell.Şehrin gelişimi çok hızlı oldu.
die VeränderungdeğişiklikİsimB1
Im Dorf gab es viele Veränderungen.Köyde birçok değişiklik oldu.
die Grundlagetemel, esasİsimB1
Wasser ist die Grundlage für alles Leben.Su, bütün yaşamın temelidir.
der EffektetkiİsimB1
Die neue Regel hatte kaum einen Effekt.Yeni kuralın neredeyse hiç etkisi olmadı.
die Regionbölge, yöreİsimB1
Das Gemüse kommt aus der Region.Sebzeler yöreden geliyor.
der SandkumİsimA2
Die Kinder spielen im Sand.Çocuklar kumda oynuyor.
das GoldaltınİsimB1
Der Ring ist aus Gold.Yüzük altından.
das Regenwasseryağmur suyuİsimB1
Mit dem Regenwasser gießen wir den Garten.Bahçeyi yağmur suyuyla suluyoruz.

Sıfat (7)

erneuerbaryenilenebilirSıfatB1
Erneuerbare Energien decken einen wachsenden Anteil.Yenilenebilir enerjiler giderek büyüyen bir payı karşılıyor.

-bar eki „-ebilir“ gibidir.

sparsamtutumlu; az yakanSıfatB1
Der Motor ist sehr sparsam.Motor çok az yakıyor.
nachhaltigsürdürülebilirSıfatB1
Das ist keine nachhaltige Lösung.Bu, sürdürülebilir bir çözüm değil.

Aslen ormancılık terimi: büyüyenden fazlasını kesme.

negativolumsuzSıfatB1
Das hat auch negative Folgen.Bunun olumsuz sonuçları da var.
flüssigsıvı; akıcıSıfatB1
Bei Wärme wird die Butter flüssig.Sıcakta tereyağı sıvılaşır.

Konuşma için „akıcı“: Sie spricht flüssig Deutsch.

trübbulanık; kapalı (hava)SıfatB1
Nach dem Regen ist das Wasser im Fluss trüb.Yağmurdan sonra nehrin suyu bulanık.

Hava için kapalı ve gri: ein trüber Tag.

chemischkimyasalSıfatB1
Im Garten benutzen wir keine chemischen Mittel.Bahçede kimyasal ilaç kullanmıyoruz.

Kalıp ifade (1)

sauber haltentemiz tutmakKalıp ifadeB1
Bitte halten Sie den Park sauber.Lütfen parkı temiz tutun.

İki ayrı kelime olarak yazılır: Ich halte den Park sauber.

Bu liste Doğa, hava durumu ve hayvanlar grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen üç liste ve 136 kelime.

Bu listeyi çalış

Bu 55 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.

Bu kelimeleri dinleme alıştırmasında dinle ve tanı