B1 · Dolaylı anlatım
Rica ve istekleri aktarmak
„that“ değil, mastar.
Bir bakışta
- Aklında tut
- İstek aktarmak: kişi, to ve fiilin yalın hâli.
- Biçim
- “Wait here.” → She told me to wait there.talimat
- İşaret sözcükleri
- tell … to
- ask … to
- advise … to
- warn … not to
- remind … to
- Tuzak
- Yanlış:He said to me that I should wait outside.Doğru:He told me to wait outside.
Sıra sende
Bu konuda 5 alıştırma. Cevapların tarayıcıda kontrol edilir; hiçbiri cihazından dışarı çıkmaz.
Şimdi kendin yazBu konuda 4 cümle; yazarak çalış, anında kontrol edilsin.
Biçim
Temel biçimden yeni biçime
Her satır önce biçimin neyi anlattığını söyler, sonra onu İngilizce gösterir: okun önünde temel biçim, arkasında sonuç.
olumsuzluk
| talimat | “Wait here.” → She told me to wait there. |
| rica | “Please help me.” → He asked me to help him. |
| olumsuz | “Do not touch it.” → She told me not to touch it. |
| öğüt | “You should rest.” → The doctor advised me to rest. |
Kurallar tek tek
Bu konunun ele aldığı biçimBu biçimi gerektiren kelime
Bir istek to ile kurulan mastara dönüşür.
He asked her to close the window.Ondan pencereyi kapatmasını istedi.
Olumsuzu to önündeki not ile kurulur.
They warned us not to swim there.Orada yüzmememiz konusunda bizi uyardılar.
Giriş fiili tonu belirler: tell, ask, order, advise, warn, remind, invite.
She reminded me to send the form.Formu göndermemi hatırlattı.
Bu fiillerden sonra her zaman bir kişi gelir.
The teacher told the class to be quiet.Öğretmen sınıfa sessiz olmasını söyledi.
Örnek cümleler
The guard told us to leave the building.Görevli binadan çıkmamızı söyledi.
She asked me not to tell anyone.Kimseye söylememi rica etti.
He invited us to join them for dinner.Akşam yemeğinde onlara katılmamız için bizi davet etti.
5 örnek cümle daha
He told me to wait outside.Bana dışarıda beklememi söyledi.
She asked me to close the window.Benden pencereyi kapatmamı istedi.
The doctor told him not to lift anything.Doktor ona hiçbir şey kaldırmamasını söyledi.
They advised us to book early.Bize erken rezervasyon yapmamızı öğütlediler.
He warned her not to sign it.Onu imzalamaması konusunda uyardı.
Türkçe konuşanların sık düştüğü tuzak
Dikkat
Türkçe konuşanlar burada „-mesi gerektiğini“ yapısından gelen bir that cümlesi kurmaya meyillidir: She told me that I should wait. Bu yanlış değildir, ama hantaldır ve İngilizcede pek kullanılmaz. Olağan biçim mastardır. Üstelik say bu yapıyı taşıyamaz: He said me to wait diye bir şey yoktur.
Açıklamanın tamamı
Hepsini oku · yaklaşık 1 dk
İstekler that ile değil, mastarla aktarılır: She told me to wait. Olumsuzu to önüne gelen not ile kurulur: He told us not to worry. Türkçedeki „beklememi söyledi“, „merak etmememizi söyledi“ yapısının İngilizcedeki karşılığı budur.
Giriş fiili neyin söz konusu olduğunu söyler: talimat için tell, rica için ask, emir için order, öğüt için advise, uyarı için warn, hatırlatma için remind, davet için invite. Anlamın yarısını bu seçim taşır.
Bu konuyu ne kadar iyi biliyorsun?
Alıştırma yaptıktan sonra burası kendiliğinden dolar. İstediğin zaman buradan değiştirebilirsin.
Bu sayfadaki fiillerin bütün çekimleri: ask · tell · be · leave · send · invite