İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

İngilizcede kelime türetme: ön ekler ve son ekler

Kelime hazinesi iki yoldan büyür. Biri yeni kelimeler öğrenmektir — bu yavaş olanıdır. Diğeri bu sayfadaki 23 yapı taşıdır: Bir kelimeyi ve bunlardan birkaçını bilen, hemen koca bir kelime ailesine sahip olur.

Son ekler ön eklerden daha önemlidir; bunun nedenini nadiren okursun: Son ekler kelime türünü söyler. Bu sayede bilmediğin bir kelimenin anlamını öğrenmeden önce cümledeki yerini belirleyebilirsin.

Anlamı tersine çevirenler: önekler ve bir sonek

Aynı iş için birkaç önek — ve hangisinin ne zaman geleceğini söyleyen bir kural yok.

Yapı taşıAnlamıÖrnekler
un-değil; -sız, -mez, gayri-unhappy, unfair, unusual, unable, unknown
En sık olumsuzluk öneki; şüphedeysen önce bunu dene. Türkçede bu iş çoğu zaman bir sonekle görülür: unhappymutsuzunknownbilinmeyenunableyapamayan İngilizcede ise parça kelimenin ÖNÜNE gelir.
in-değil (çoğunlukla Latince kökenli kelimelerin önünde)incorrect, invisible, informal, incomplete
Önündeki harfe göre biçim değiştirir, tıpkı Türkçe eklerin ünlü uyumuna uyması gibi: p, b ve m önünde im- (impossible), l önünde il- (illegal), r önünde ir- (irregular). Dikkat: inside ve income kelimelerindeki in- olumsuzluk değildir.
dis-tersine çevirmek, karşıtını yapmakdisagree, dislike, disappear, dishonest
Bir eylemi ya da bir duyguyu tersine çevirir: agree katılmak → disagree katılmamak, appear görünmek → disappear kaybolmak.
-less-sız, -siz: bir şeyi olmayanhomeless, useless, careless, endless
Türkçedeki „-sız“ ile birebir aynı iş: homelessevsizcarelessdikkatsizendlesssonsuz Karşıtı çoğu zaman -fuldur: useful / useless.

Bir şey ekleyen önekler

Yeniden, gereğinden fazla, kendi kendine.

Yapı taşıAnlamıÖrnekler
re-yeniden, bir daharewrite, rebuild, reopen, replace
Türkçede „yeniden“ ya da „tekrar“ ayrı bir kelimedir, İngilizcede fiile yapışır: rebuildyeniden inşa etmekreopenyeniden açmak Bazen anlam biraz kayar: replace „değiştirmek, yerine koymak“tır.
over-gereğinden fazla, aşırıovercook, overpay, oversleep, overestimate
Türkçede „fazla“ ya da „aşırı“ ile söylenir: overpayfazla ödemekovercookfazla pişirmek oversleep ise tek kelimeyle „uyuyakalmak“tır.
self-kendi, kendi kendineself-service, self-employed, self-taught, self-catering, self-confidence
Her zaman tireyle yazılır: self-serviceself servisself-employedserbest çalışanself-taughtkendi kendini yetiştirmiş

İsim yapan sonekler

Anlamını bilmeden önce kelimenin isim olduğunu tanı.

Yapı taşıAnlamıÖrnekler
-tionbir eylemin kendisi ya da sonucuinformation, decision, production, connection
Türkçede bu işi „-me/-ma“ ve „-ım“ görür: decide → decision karar, connect → connection bağlantı. Okunuşu her zaman „-şın“dır; vurgu hemen önündeki heceye düşer.
-mentbir eylemin sonucu ya da hâliagreement, payment, movement, improvement
Fiile doğrudan eklenir: pay → payment ödeme, agree → agreement anlaşma, improve → improvement iyileşme.
-nessbir özelliğin kendisi: -lık, -likdarkness, happiness, illness, kindness
Türkçedeki „-lık“ gibi bir sıfattan isim yapar: dark → darkness karanlık, kind → kindness iyilik. -y ile biten sıfatlarda y, i olur: happy → happiness.
-itybir özellik ya da durum (Latince kökenli kelimelerde)ability, possibility, quality, safety
Türkçede de çoğu zaman „-lık“ ya da „-lik“tir: possible → possibility olasılık. -able burada -ability olur: able → ability yetenek.
-erbir işi yapan kişi ya da alet: -cı, -citeacher, writer, printer, employer
Türkçedeki „-cı“ ve „-ıcı“ gibi: teach → teacher öğretmen, print → printer yazıcı. employer işverendir; işçi ise employee, yani işi kendisine yapılan.
-ingbir eylemin adı ya da sonucubuilding, meeting, training, reading
Hem eylemin kendisi — reading okuma — hem ortaya çıkan şey olabilir — building bina. Türkçedeki „-me/-ma“ ile karşılaştır.
-orbir işi yapan kişi (çoğunlukla Latince kökenli kelimelerde)actor, editor, auditor, supervisor, conductor
-er ile aynı iş, ama başka kelimelerde: actor, editor, supervisor. Hangisinin geldiğini söyleyen bir kural yok; kelimeyle birlikte öğren.
-ery / -rybir işin yapıldığı yer ya da bir alan: -hanebakery, brewery, foundry, chemistry, forestry
Yer bildirince Türkçedeki „-hane“ gibidir: bakeryfırınbrewerybira fabrikası Alan bildirince bir bilim ya da zanaat olur: chemistrykimyaforestryormancılık

Sıfat yapan sonekler

Bir şeyle dolu, bir şeyle ilgili, yapılabilen.

Yapı taşıAnlamıÖrnekler
-ful-lı, -li: bir şeyle doluuseful, careful, helpful, powerful
Türkçedeki „-lı“ gibi: care → careful dikkatli, use → useful yararlı. Yalnızca bir l ile yazılır: full ama useful.
-able-ebilir, -ebilen: yapılabilenreadable, washable, comfortable, reliable
Türkçedeki „-ebilir“ gibi: wash → washable yıkanabilir, read → readable okunabilir. Bazen anlam kendi yolunu tutar: comfortable rahat demektir.
-ivebir özelliği taşıyan (çoğunlukla Latince kökenli kelimelerde)active, creative, expensive, effective
act → active etkin, create → creative yaratıcı. Okunuşu kısa bir „-iv“dir, „-ayv“ değil.
-albir şeyle ilgili: -sal, -selnational, personal, musical, central
Türkçedeki „-sal/-sel“ ile aynı işi görür, çoğu zaman aynı kelimelerde: nationalulusalpersonalkişiselcentralmerkezî
-ous-lı, -li: bir özelliği taşıyandangerous, famous, nervous, generous
danger → dangerous tehlikeli, fame → famous ünlü. Okunuşu „-ıs“tır; o ve u ayrı okunmaz.
-y-lı, -li: bir şeyin bol olduğurainy, noisy, sleepy, salty
Türkçedeki „-lı“ gibi bir isimden sıfat yapar: rain → rainy yağmurlu, salt → salty tuzlu, noise → noisy gürültülü.

Fiil yapan sonekler

Bir durumdan bir eylem çıkar.

Yapı taşıAnlamıÖrnekler
-ise / -izebir şeyi bir hâle getirmek: -leştirmekorganise, modernise, apologise, realise
Türkçedeki „-leştirmek“ gibi: modern → modernise modernleştirmek. İngiliz İngilizcesinde -ise, Amerikancada -ize; ikisi de doğru, birini seçip ona bağlı kal.

Zarf yapan sonek

Yalnızca bir tane — ve en düzenlisi.

Yapı taşıAnlamıÖrnekler
-lysıfattan zarf: „bu şekilde“slowly, quietly, carefully, separately, differently
Bütün İngilizcenin en düzenli kuralı. Türkçe bunun için çoğu zaman hiçbir şey eklemez — „yavaş konuş“ — ya da „-ce/-ca“ ekler („sessizce“), bu yüzden konuşurken ilk unutulan -lydir: She speaks slowyanlışShe speaks slowlydoğru -y ile biten sıfatlarda -ily olur: happy → happily. Bazı kelimeler yanıltır: hardly „zar zor, neredeyse hiç“ demektir, „sertçe“ değil; lately da „son zamanlarda“.

Kendin dene