Etiket, bir cümlenin nereye ait olduğunu gösterir. Yanındaki hoparlör cümleyi sesli okur.
Excuse me, how do I get to the station from here?Affedersiniz, buradan gara nasıl giderim?
A1kibar
Is this seat taken?Bu yer dolu mu?
A1nötr
Is there a pharmacy near here?Buralarda bir eczane var mı?
A1nötr
Could we have the bill, please?Hesabı alabilir miyiz, lütfen?
A1kibar Britanya’da the bill, ABD’de the check.
Where is the bus stop, please?Otobüs durağı nerede, lütfen?
A1nötr
A ticket to the airport, please.Havalimanına bir bilet, lütfen.
A1nötr
Turn left, then go straight on.Sola dönün, sonra dümdüz gidin.
A1nötr İngiliz kullanımında straight on, Amerikancada daha çok straight ahead.
How much is it?Bu ne kadar?
A1nötr
Do you have a map of the city?Şehir haritanız var mı?
A1nötr
Two coffees, please.İki kahve, lütfen.
A1nötr Türkçede sayıdan sonra çoğul gelmez, İngilizcede gelir: two coffees.
Is it far?Uzak mı?
A1nötr
Is breakfast included?Kahvaltı dahil mi?
A2nötr
Could I have a window seat, please?Cam kenarı bir yer alabilir miyim?
A2kibar
A return to Manchester, please.Manchester’a bir gidiş-dönüş, lütfen.
A2nötr İngiliz kullanımında a return. Amerikancada a round-trip ticket.
My suitcase hasn’t arrived.Bavulum gelmedi.
A2nötr
Sorry, I didn’t catch that. Could you say it again more slowly?Pardon, anlayamadım. Bir daha, daha yavaş söyleyebilir misiniz?
A2kibar
The train is twenty minutes late.Tren yirmi dakika rötarlı.
A2nötr
Which platform does the train leave from?Tren hangi perondan kalkıyor?
A2nötr Edatın cümlenin sonunda durması İngilizcede tamamen olağandır.
Do I have to change trains?Aktarma yapmam gerekiyor mu?
A2nötr
There’s a delay of about half an hour.Yaklaşık yarım saatlik bir rötar var.
A2nötr
A single ticket to York, please.York’a tek yön bir bilet, lütfen.
A2nötr Amerikancada a one-way ticket.
Can I leave my luggage here until this afternoon?Bavulumu öğleden sonraya kadar burada bırakabilir miyim?
A2nötr luggage sayılamaz: luggages değil, two bags ya da two pieces of luggage.
Here’s my passport.İşte pasaportum.
A2nötr
We’re going to stay for three nights.Üç gece kalacağız.
A2nötr
I lost my ticket on the bus.Biletimi otobüste kaybettim.
A2nötr
We’ve got a reservation under the name Becker.Becker adına bir rezervasyonumuz var.
B1nötr „… adına“ under the name ile söylenir.
I’d like to check in, please. I’ve booked a double room.Giriş yapmak istiyorum. Çift kişilik bir oda ayırttım.
B1nötr
Our flight has been cancelled. What are our options?Uçuşumuz iptal edildi. Seçeneklerimiz neler?
B1nötr
I can’t find my boarding pass.Biniş kartımı bulamıyorum.
B1nötr
I’ve missed my connecting flight because of the delay.Rötar yüzünden aktarmalı uçuşumu kaçırdım.
B1nötr
The air conditioning in my room isn’t working.Odamdaki klima çalışmıyor.
B1nötr Türkçedeki „klima“ İngilizcede air conditioningdir; climate „iklim“ demektir.
Would it be possible to check out a bit later?Biraz daha geç çıkış yapmak mümkün olur mu?
B1kibar
Could you recommend somewhere to eat that isn’t too touristy?Çok turistik olmayan, yemek yenecek bir yer önerebilir misiniz?
B1kibar
If the train is cancelled, can I use my ticket on the next one?Tren iptal olursa biletimi bir sonrakinde kullanabilir miyim?
B1nötr