B1 · 36 kelime
İngilizce: Plaj ve deniz tatili
Şezlong kiralamak, güneşten kaçmak, suda dikkat etmek.
Plajda neredeyse her şey, Türkçede tek kelime olan iki fiile bağlıdır: Şezlong için to hire (geri verirsin), daire için to rent (içinde oturursun) — Türkçede ikisi de „kiralamak“. Ve bir renge: Sudaki bayrak bir süs değil, bir uyarıdır.
Kelimeler
Görünüm
Fiil (3)
to paddlesuda yürümek, su kenarında oynamakFiilB1
The little ones only paddle at the edge.Küçükler yalnızca kenarda su oynuyor.
to floatsuyun üstünde durmakFiilB1
She likes to float on her back.Sırt üstü suyun üstünde durmayı seviyor.
to sunbathegüneşlenmekFiilB1
They sunbathe until the shadows get long.Gölgeler uzayana kadar güneşleniyorlar.
İsim (18)
sunbedşezlongİsimB1
Two sunbeds cost fifteen euros a day.İki şezlong günlük on beş avro.
parasolplaj şemsiyesiİsimB1
The parasol is included in the price.Şemsiye fiyata dahil.
deckchairkatlanır sandalye, şezlongİsimB1
He fell asleep in the deckchair.Katlanır sandalyede uyuyakaldı.
sunscreengüneş kremiİsimB1
Put sunscreen on before you go out.Dışarı çıkmadan önce güneş kremi sür.
wavedalgaİsimB1
A big wave knocked him over.Büyük bir dalga onu devirdi.
lifeguardcankurtaranİsimB1
The lifeguard whistled at the children.Cankurtaran çocuklara düdük çaldı.
seaweedyosunİsimB1
There was seaweed all along the shore.Bütün kıyı boyunca yosun vardı.
jellyfishdenizanasıİsimB1
A jellyfish stung him on the arm.Bir denizanası kolunu soktu.
snorkelşnorkelİsimB1
You can borrow a snorkel at the kiosk.Büfeden bir şnorkel ödünç alabilirsin.
flipperspaletİsimB1
The flippers are one size too big.Paletler bir numara büyük.
inflatableşişme deniz yatağıİsimB1
The wind carried the inflatable out to sea.Rüzgâr şişme yatağı açığa sürükledi.
promenadesahil yolu, kordonİsimB1
We walked along the promenade after dinner.Akşam yemeğinden sonra kordonda yürüdük.
resorttatil beldesiİsimB1
The resort is quiet outside the season.Belde sezon dışında sakin.
off-seasonsezon dışıİsimB1
We always travel in the off-season.Her zaman sezon dışında seyahat ederiz.
sunstrokegüneş çarpmasıİsimB1
He was in bed with sunstroke.Güneş çarpmasıyla yataktaydı.
headlandburun (coğrafya)İsimB1
The lighthouse stands on the headland.Deniz feneri burnun üstünde duruyor.
baykoyİsimB1
There is a quieter bay behind the rocks.Kayaların arkasında daha sakin bir koy var.
sunshadetente, güneşlikİsimB1
The café has a sunshade over every table.Kafede her masanın üstünde bir tente var.
Sıfat (1)
all-inclusiveher şey dahilSıfatB1
We booked an all-inclusive week.Her şey dahil bir hafta ayırttık.
Zarf (1)
barefootyalınayakZarfB1
The sand is too hot to walk barefoot.Kum yalınayak yürünemeyecek kadar sıcak.
Kalıp ifade (13)
hire chargekiralama ücretiKalıp ifadeB1
The hire charge is ten euros a day.Kiralama ücreti günlük on avro.
İngiliz kullanımı. Amerikan kullanımında rental fee.
peeling skinsoyulan deriKalıp ifadeB1
Peeling skin is the price of the first day.Soyulan deri ilk günün bedeli.
shady spotgölgelik yerKalıp ifadeB1
We found a shady spot behind the wall.Duvarın arkasında gölgelik bir yer bulduk.
tide tablegelgit çizelgesiKalıp ifadeB1
The tide table is pinned up at the harbour.Gelgit çizelgesi limanda asılı.
slack waterdurgun su (gelgit arası)Kalıp ifadeB1
At slack water you can walk to the island.Durgun suda adaya yürüyebilirsin.
rip currentgeri akıntıKalıp ifadeB1
A rip current pulls you away from the shore.Geri akıntı seni kıyıdan uzağa çeker.
red flagkırmızı bayrakKalıp ifadeB1
A red flag means you must not swim.Kırmızı bayrak yüzmenin yasak olduğu anlamına gelir.
pebble beachçakıllı plajKalıp ifadeB1
It is a pebble beach, so bring shoes.Çakıllı bir plaj, ayakkabı getir.
sand dunekum tepesiKalıp ifadeB1
Do not walk on the sand dunes.Kum tepelerinin üstünde yürüme.
beach towelplaj havlusuKalıp ifadeB1
Shake the beach towel out before you fold it.Katlamadan önce plaj havlusunu silkele.
beach hutplaj kulübesiKalıp ifadeB1
The beach huts are repainted every spring.Plaj kulübeleri her ilkbaharda yeniden boyanıyor.
sun loungerşezlongKalıp ifadeB1
Someone had put a towel on every sun lounger.Biri her şezlonga bir havlu koymuştu.
shoulder seasonara sezonKalıp ifadeB1
The shoulder season has the best weather.Ara sezonda hava en güzel.
Bu liste Yolda grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen yedi liste ve 268 kelime.
Bu listeyi çalış
Bu 36 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.