Kitaplar, filmler ve sergiler hakkında konuşmak — „nice“tan fazlası.
Bu liste, İngilizce bir sohbetteki en sık sıkıntıya cevaptır: It was really good — ve sonrası yok. NEYİN iyi olduğunu söylemeye yarayan kelimeleri toplar: konu, oyuncu kadrosu, kurgu, görüntüler.
Kelimeler
Görünüm
Fiil (1)
to recommendtavsiye etmekFiilB1
I would recommend the early show.Erken seansı tavsiye ederim.
recommend doing something ya da recommend that somebody do something — asla recommend somebody to do değil.
İsim (30)
novelromanİsimB1
The novel is set in the 1920s.Roman 1920’lerde geçiyor.
Sıfat olarak novel „yeni, alışılmamış“ demektir — a novel approach.
authoryazarİsimB1
The author lives in Ireland.Yazar İrlanda’da yaşıyor.
plotolay örgüsü, konuİsimB1
The plot is simple but it works.Konu basit ama işliyor.
chapterbölüm (kitap)İsimA2
The last chapter explains everything.Son bölüm her şeyi açıklıyor.
poemşiirİsimB1
The poem has only eight lines.Şiir yalnızca sekiz dize.
playtiyatro oyunuİsimB1
The play runs for two hours.Oyun iki saat sürüyor.
stagesahneİsimB1
She walked onto the stage alone.Sahneye tek başına çıktı.
stage aynı zamanda „aşama“ demektir: at this stage.
performancegösteri, temsil; performansİsimB1
The evening performance was sold out.Akşam gösterisinin biletleri tükenmişti.
audienceseyirci, izleyici kitlesiİsimB1
The audience clapped for a long time.Seyirciler uzun süre alkışladı.
İngiliz kullanımında çoğu zaman çoğul fiille: the audience were delighted.
directoryönetmenİsimB1
The director cut twenty minutes.Yönetmen yirmi dakika kesti.
director bir şirketin müdürü de olabilir.
scenesahne (filmde)İsimB1
The opening scene lasts four minutes.Açılış sahnesi dört dakika sürüyor.
subtitlesaltyazıİsimB1
I watch everything with subtitles.Her şeyi altyazılı izlerim.
exhibitionsergiİsimB1
The exhibition closes on Sunday.Sergi pazar günü kapanıyor.
gallerygaleriİsimB1
The gallery is free on Wednesdays.Galeri çarşambaları ücretsiz.
paintingtablo, resimİsimB1
The painting hangs in the next room.Tablo yandaki odada asılı.
artistsanatçıİsimA2
The artist works in a former factory.Sanatçı eski bir fabrikada çalışıyor.
styleüslup, tarzİsimB1
His style changed after the war.Savaştan sonra üslubu değişti.
revieweleştiri yazısı, değerlendirmeİsimB1
The review in the paper was harsh.Gazetedeki eleştiri sertti.
Fiil olarak da: to review a book.
bandmüzik grubuİsimA2
The band has been together for ten years.Grup on yıldır birlikte.
lyricsşarkı sözleriİsimB1
The lyrics are hard to make out.Sözleri seçmek zor.
Her zaman çoğul: the lyrics are.
tunemelodi, ezgiİsimB1
The tune stays in your head.Melodi kafanda kalıyor.
culturekültürİsimB1
Culture here means the theatre and the brass band alike.Burada kültür hem tiyatro hem bando demek.
awardödülİsimB1
The award is announced in March and paid in June.Ödül martta açıklanıyor, haziranda ödeniyor.
actoraktör, oyuncuİsimA2
He wanted to be an actor.Oyuncu olmak istiyordu.
actressaktris, kadın oyuncuİsimA2
The actress was very good in the film.Kadın oyuncu filmde çok iyiydi.
artsanatİsimA2
She studies art in London.Londra’da sanat okuyor.
theatretiyatroİsimA2
We went to the theatre last night.Dün akşam tiyatroya gittik.
writeryazarİsimA2
My aunt is a writer.Teyzem yazar.
magazinedergiİsimA2
I read a magazine on the train.Trende bir dergi okurum.
scriptsenaryo, metin; yazı sistemiİsimB1
The actors are reading the script.Oyuncular senaryoyu okuyor.
Sıfat (2)
impressiveetkileyiciSıfatB1
The set design was impressive.Dekor tasarımı etkileyiciydi.
classicklasik; tipikSıfatB1
It was a classic mistake.Tipik bir hataydı.
Klasik müzik classical musicdir, classic music değil.
Kalıp ifade (2)
to publish a bookkitap yayımlamakKalıp ifadeB1
She published her first book at forty.İlk kitabını kırk yaşında yayımladı.
to be based ondayanmak, uyarlanmakKalıp ifadeB1
The film is based on a true story.Film gerçek bir hikâyeye dayanıyor.
Bu liste Kutlamalar ve kültür grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen iki liste ve 66 kelime.
Bu listeyi çalış
Bu 35 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.