A2 · 44 kelime
İngilizce: Alışveriş ve para
Fiyat etiketinden iadeye kadar.
Parada kesinlik önemlidir: money İngilizcede sayılamaz, ondalık işareti virgül değil noktadır — 12,50 TL İngilizcede 12.50 diye yazılır —, ve cheap ile inexpensive arasında pazarlıkta bilinmesi iyi olan bir değer yargısı vardır. Türkçedeki „ödünç almak“ ve „ödünç vermek“ de İngilizcede iki ayrı fiildir: borrow ve lend.
Kelimeler
Fiil (13)
to buysatın almakFiilA1
to sellsatmakFiilA2
to payödemekFiilA1
Bir şeyin parasını ödemek pay for somethingdır: I paid for the tickets.
to costtutmak, mal olmakFiilA1
to spendharcamakFiilA2
spend para ve zaman için kullanılır: spend money, spend time.
to savebiriktirmek, tasarruf etmekFiilA2
to deliverteslim etmek, getirmekFiilA2
to returniade etmek, geri vermekFiilA2
to exchangedeğiştirmek (mal)FiilA2
to afford-e gücü yetmekFiilB1
Neredeyse her zaman can ya da cannot ile: I cannot afford it.
to borrowödünç almakFiilB1
borrow almak, lend vermektir: I borrow from you, you lend to me. Türkçedeki „ödünç“ ikisini de karşılar.
to lendödünç vermekFiilB1
to oweborçlu olmakFiilB1
İsim (25)
shopdükkân, mağazaİsimA1
İngiliz kullanımında shop, Amerikan kullanımında store.
moneyparaİsimA1
money sayılamaz: a money denmez, ve fiil tekildir.
pricefiyatİsimA1
cashnakitİsimA2
cardkartİsimA1
changepara üstüİsimA2
receiptfiş, makbuzİsimA2
customermüşteriİsimA2
chequeçekİsimB1
İngiliz yazımı cheque, Amerikan yazımı check.
bankbankaİsimA1
accounthesap (banka)İsimA2
notebanknot, kâğıt paraİsimA2
İngiliz kullanımında note, Amerikan kullanımında bill — ve İngiliz kullanımında bill hesaptır.
coinmadeni paraİsimA2
saleindirim, satışİsimA2
discountindirimİsimA2
guaranteegarantiİsimB1
supermarketsüpermarketİsimA1
marketpazarİsimA2
queuekuyruk, sıraİsimA2
İngiliz kullanımında queue, Amerikan kullanımında line.
tillkasaİsimA2
valuedeğerİsimB1
taxvergiİsimB1
centsentİsimA2
poundsterlin; libreİsimA2
İngiliz para birimi ve bir ağırlık ölçüsü (yaklaşık 450 gram).
dozendüzineİsimA2
Bir sayıdan sonra of olmadan: a dozen eggs, two dozen people.
Sıfat (4)
cheapucuzSıfatA1
cheap küçümseyici anlamda „ucuz, kalitesiz“ de olabilir. Olumsuz anlam taşımayan „uygun fiyatlı“ için inexpensive ya da good value kullanılır.
expensivepahalıSıfatA1
freeücretsiz, bedava; boşSıfatA2
free hem „ücretsiz“ hem „boş, serbest“ demektir.
worthdeğer, değmekSıfatB1
worth sonrasında -ing gelir: it is worth trying — „denemeye değer“.
Edat (1)
plusartı, ayrıcaEdatA2
Kalıp ifade (1)
to cost a fortuneservete mal olmakKalıp ifadeB1
Bu liste Yemek, içecek ve alışveriş grubuna ait — bir bütün olarak da çalışılabilen altı liste ve 232 kelime.
Bu listeyi çalış
Bu 44 kelimeden her turda istediğin kadarı — hepsine kadar: önce bugün tekrar zamanı gelenler, sonra yeniler. Önce seçersin, sonra boşluğu doldurursun, sonra kendin yazarsın. Hatalar kısa süre sonra yeniden gelir.