Skip to content
EveryLingua All languagesDictionary
EN

Conjugation of kazanmak

  • Meaning to win; to earn
  • Level A2
  • Pattern regular (-mak) · conjugated like çalışmak

What is special about this verb

  • From the word list: Accusative: maçı kazanmak; also “to earn money”: para kazanmak.

Bold and underlined: the ending. ◆ marks a form that breaks the rule.

Indicative

Şimdiki zaman (-iyor)present

benkazanıyorum
senkazanıyorsun
okazanıyor
bizkazanıyoruz
sizkazanıyorsunuz
onlarkazanıyorlar

More on this: The present in “-iyor”

Görülen geçmiş zaman (-di)completed past

benkazandım
senkazandın
okazandı
bizkazandık
sizkazandınız
onlarkazandılar

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)reported past

benkazanmışım
senkazanmışsın
okazanmış
bizkazanmışız
sizkazanmışsınız
onlarkazanmışlar

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek)future

benkazanacağım
senkazanacaksın
okazanacak
bizkazanacağız
sizkazanacaksınız
onlarkazanacaklar

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu)past continuous

benkazanıyordum
senkazanıyordun
okazanıyordu
bizkazanıyorduk
sizkazanıyordunuz
onlarkazanıyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti)past perfect

benkazanmıştım
senkazanmıştın
okazanmıştı
bizkazanmıştık
sizkazanmıştınız
onlarkazanmışlardı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Negative

Görülen geçmiş zaman (-di) – olumsuzcompleted past

benkazanmadım
senkazanmadın
okazanmadı
bizkazanmadık
sizkazanmadınız
onlarkazanmadılar

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – olumsuzreported past

benkazanmamışım
senkazanmamışsın
okazanmamış
bizkazanmamışız
sizkazanmamışsınız
onlarkazanmamışlar

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – olumsuzfuture

benkazanmayacağım
senkazanmayacaksın
okazanmayacak
bizkazanmayacağız
sizkazanmayacaksınız
onlarkazanmayacaklar

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – olumsuzpast continuous

benkazanmıyordum
senkazanmıyordun
okazanmıyordu
bizkazanmıyorduk
sizkazanmıyordunuz
onlarkazanmıyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – olumsuzpast perfect

benkazanmamıştım
senkazanmamıştın
okazanmamıştı
bizkazanmamıştık
sizkazanmamıştınız
onlarkazanmamışlardı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – olumsuznecessity (must, should)

benkazanmamalıyım
senkazanmamalısın
okazanmamalı
bizkazanmamalıyız
sizkazanmamalısınız
onlarkazanmamalılar

More on this: Must and should with “-meli”

Question

Şimdiki zaman (-iyor) – sorupresent

benkazanıyor muyum
senkazanıyor musun
okazanıyor mu
bizkazanıyor muyuz
sizkazanıyor musunuz
onlarkazanıyorlar mı

More on this: Questions and negatives with “-iyor”

Geniş zaman – soruaorist (what usually holds)

benkazanır mıyım
senkazanır mısın
okazanır mı
bizkazanır mıyız
sizkazanır mısınız
onlarkazanırlar mı

More on this: The aorist: what is always true

Görülen geçmiş zaman (-di) – sorucompleted past

benkazandım mı
senkazandın mı
okazandı mı
bizkazandık mı
sizkazandınız mı
onlarkazandılar mı

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – sorureported past

benkazanmış mıyım
senkazanmış mısın
okazanmış mı
bizkazanmış mıyız
sizkazanmış mısınız
onlarkazanmışlar mı

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – sorufuture

benkazanacak mıyım
senkazanacak mısın
okazanacak mı
bizkazanacak mıyız
sizkazanacak mısınız
onlarkazanacaklar mı

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – sorupast continuous

benkazanıyor muydum
senkazanıyor muydun
okazanıyor muydu
bizkazanıyor muyduk
sizkazanıyor muydunuz
onlarkazanıyorlar mıydı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – sorupast perfect

benkazanmış mıydım
senkazanmış mıydın
okazanmış mıydı
bizkazanmış mıydık
sizkazanmış mıydınız
onlarkazanmışlar mıydı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – sorunecessity (must, should)

benkazanmalı mıyım
senkazanmalı mısın
okazanmalı mı
bizkazanmalı mıyız
sizkazanmalı mısınız
onlarkazanmalılar mı

More on this: Must and should with “-meli”

Dilek-şart kipi (-se) – soruconditional

benkazansam mı
senkazansan mı
okazansa mı
bizkazansak mı
sizkazansanız mı
onlarkazansalar mı

More on this: If …: the condition with “-se”

Moods

Gereklilik kipi (-meli)necessity (must, should)

benkazanmalıyım
senkazanmalısın
okazanmalı
bizkazanmalıyız
sizkazanmalısınız
onlarkazanmalılar

More on this: Must and should with “-meli”

Imperative

Non-finite forms

Example sentences from the course

Every sentence comes from this course’s word lists or grammar topics. The verb form is highlighted, and the line below says which tense and person it is.

  • Kardeşim bir burs kazandı.My sister has won a scholarship.

    kazandı — Görülen geçmiş zaman (-di) · o

  • Kendi parasını kazanmak ona bağımsızlık verdi.Earning her own money gave her independence.

    kazanmak — -mek (mastar)

  • Ablam iyi para kazanıyor.My older sister earns good money.

    kazanıyor — Şimdiki zaman (-iyor) · o

  • Ayşe piyangoda araba kazanmış. — Yok artık!Apparently Ayşe has won a car in the lottery. — No way!

    kazanmış — Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) · o

  • Bizim takım iki sıfır kazandı.Our team won two nil.

    kazandı — Görülen geçmiş zaman (-di) · o

  • Takım kazanmak için çok çabaladı.The team tried very hard to win.

    kazanmak — -mek (mastar)

Quick practice

5 gaps, first from the example sentences above, then from the table. Every answer counts towards your reviews.

Keep going

Verbs with the same pattern

Related grammar topics

The forms are calculated from the rules of the language — twice, in two independent ways — and checked against every hand-written form in this course. The example sentences are the course’s own.