Skip to content
EveryLingua All languagesDictionary
EN

Conjugation of çalışmak

  • Meaning to work; to study
  • Level A1
  • Pattern regular (-mak)

What is special about this verb

  • From the word list: Where: locative. To study for something: dative, sınava çalışmak.

Bold and underlined: the ending. ◆ marks a form that breaks the rule.

Indicative

Şimdiki zaman (-iyor)present

bençalışıyorum
sençalışıyorsun
oçalışıyor
bizçalışıyoruz
sizçalışıyorsunuz
onlarçalışıyorlar

More on this: The present in “-iyor”

Görülen geçmiş zaman (-di)completed past

bençalıştım
sençalıştın
oçalıştı
bizçalıştık
sizçalıştınız
onlarçalıştılar

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)reported past

bençalışmışım
sençalışmışsın
oçalışmış
bizçalışmışız
sizçalışmışsınız
onlarçalışmışlar

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek)future

bençalışacağım
sençalışacaksın
oçalışacak
bizçalışacağız
sizçalışacaksınız
onlarçalışacaklar

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu)past continuous

bençalışıyordum
sençalışıyordun
oçalışıyordu
bizçalışıyorduk
sizçalışıyordunuz
onlarçalışıyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti)past perfect

bençalışmıştım
sençalışmıştın
oçalışmıştı
bizçalışmıştık
sizçalışmıştınız
onlarçalışmışlardı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Negative

Şimdiki zaman (-iyor) – olumsuzpresent

bençalışmıyorum
sençalışmıyorsun
oçalışmıyor
bizçalışmıyoruz
sizçalışmıyorsunuz
onlarçalışmıyorlar

More on this: Questions and negatives with “-iyor”

Görülen geçmiş zaman (-di) – olumsuzcompleted past

bençalışmadım
sençalışmadın
oçalışmadı
bizçalışmadık
sizçalışmadınız
onlarçalışmadılar

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – olumsuzreported past

bençalışmamışım
sençalışmamışsın
oçalışmamış
bizçalışmamışız
sizçalışmamışsınız
onlarçalışmamışlar

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – olumsuzfuture

bençalışmayacağım
sençalışmayacaksın
oçalışmayacak
bizçalışmayacağız
sizçalışmayacaksınız
onlarçalışmayacaklar

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – olumsuzpast continuous

bençalışmıyordum
sençalışmıyordun
oçalışmıyordu
bizçalışmıyorduk
sizçalışmıyordunuz
onlarçalışmıyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – olumsuzpast perfect

bençalışmamıştım
sençalışmamıştın
oçalışmamıştı
bizçalışmamıştık
sizçalışmamıştınız
onlarçalışmamışlardı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – olumsuznecessity (must, should)

bençalışmamalıyım
sençalışmamalısın
oçalışmamalı
bizçalışmamalıyız
sizçalışmamalısınız
onlarçalışmamalılar

More on this: Must and should with “-meli”

Dilek-şart kipi (-se) – olumsuzconditional

bençalışmasam
sençalışmasan
oçalışmasa
bizçalışmasak
sizçalışmasanız
onlarçalışmasalar

More on this: If …: the condition with “-se”

Question

Şimdiki zaman (-iyor) – sorupresent

bençalışıyor muyum
sençalışıyor musun
oçalışıyor mu
bizçalışıyor muyuz
sizçalışıyor musunuz
onlarçalışıyorlar mı

More on this: Questions and negatives with “-iyor”

Geniş zaman – soruaorist (what usually holds)

bençalışır mıyım
sençalışır mısın
oçalışır mı
bizçalışır mıyız
sizçalışır mısınız
onlarçalışırlar mı

More on this: The aorist: what is always true

Görülen geçmiş zaman (-di) – sorucompleted past

bençalıştım mı
sençalıştın mı
oçalıştı mı
bizçalıştık mı
sizçalıştınız mı
onlarçalıştılar mı

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – sorureported past

bençalışmış mıyım
sençalışmış mısın
oçalışmış mı
bizçalışmış mıyız
sizçalışmış mısınız
onlarçalışmışlar mı

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – sorufuture

bençalışacak mıyım
sençalışacak mısın
oçalışacak mı
bizçalışacak mıyız
sizçalışacak mısınız
onlarçalışacaklar mı

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – sorupast continuous

bençalışıyor muydum
sençalışıyor muydun
oçalışıyor muydu
bizçalışıyor muyduk
sizçalışıyor muydunuz
onlarçalışıyorlar mıydı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – sorupast perfect

bençalışmış mıydım
sençalışmış mıydın
oçalışmış mıydı
bizçalışmış mıydık
sizçalışmış mıydınız
onlarçalışmışlar mıydı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – sorunecessity (must, should)

bençalışmalı mıyım
sençalışmalı mısın
oçalışmalı mı
bizçalışmalı mıyız
sizçalışmalı mısınız
onlarçalışmalılar mı

More on this: Must and should with “-meli”

Dilek-şart kipi (-se) – soruconditional

bençalışsam mı
sençalışsan mı
oçalışsa mı
bizçalışsak mı
sizçalışsanız mı
onlarçalışsalar mı

More on this: If …: the condition with “-se”

Moods

Gereklilik kipi (-meli)necessity (must, should)

bençalışmalıyım
sençalışmalısın
oçalışmalı
bizçalışmalıyız
sizçalışmalısınız
onlarçalışmalılar

More on this: Must and should with “-meli”

Imperative

Non-finite forms

Example sentences from the course

Every sentence comes from this course’s word lists or grammar topics. The verb form is highlighted, and the line below says which tense and person it is.

  • Bu ay çok çalışıyorum.I am working a lot this month.

    çalışıyorum — Şimdiki zaman (-iyor) · ben

  • Odadaki klima çalışmıyor.The air conditioning in the room is not working.

    çalışmıyor — Şimdiki zaman (-iyor) – olumsuz · o

  • Bulaşık makinesi çalışıyor.The dishwasher is on.

    çalışıyor — Şimdiki zaman (-iyor) · o

  • Ofiste on kişi çalışıyoruz.There are ten of us working in the office.

    çalışıyoruz — Şimdiki zaman (-iyor) · biz

  • Bilgisayar çalışma odasında.The computer is in the study.

    çalışma — Emir kipi – olumsuz · sen; -me (isim-fiil)

  • Dedem yıllarca bu fabrikada çalıştı.My grandfather worked in this factory for years.

    çalıştı — Görülen geçmiş zaman (-di) · o

Quick practice

5 gaps, first from the example sentences above, then from the table. Every answer counts towards your reviews.

Keep going

Verbs with the same pattern

Related grammar topics

The forms are calculated from the rules of the language — twice, in two independent ways — and checked against every hand-written form in this course. The example sentences are the course’s own.