Skip to content
EveryLingua All languagesDictionary
EN

Conjugation of ısmarlamak

  • Meaning to order; to treat (someone)
  • Level A2
  • Pattern regular (-mak) · conjugated like beklemek

What is special about this verb

  • From the word list: For whom: dative, sana bir çay ısmarlayayım “let me buy you a tea”.

Bold and underlined: the ending. ◆ marks a form that breaks the rule.

Indicative

Şimdiki zaman (-iyor)present

benısmarlıyorum
senısmarlıyorsun
oısmarlıyor
bizısmarlıyoruz
sizısmarlıyorsunuz
onlarısmarlıyorlar

More on this: The present in “-iyor”

Görülen geçmiş zaman (-di)completed past

benısmarladım
senısmarladın
oısmarladı
bizısmarladık
sizısmarladınız
onlarısmarladılar

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)reported past

benısmarlamışım
senısmarlamışsın
oısmarlamış
bizısmarlamışız
sizısmarlamışsınız
onlarısmarlamışlar

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek)future

benısmarlayacağım
senısmarlayacaksın
oısmarlayacak
bizısmarlayacağız
sizısmarlayacaksınız
onlarısmarlayacaklar

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu)past continuous

benısmarlıyordum
senısmarlıyordun
oısmarlıyordu
bizısmarlıyorduk
sizısmarlıyordunuz
onlarısmarlıyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti)past perfect

benısmarlamıştım
senısmarlamıştın
oısmarlamıştı
bizısmarlamıştık
sizısmarlamıştınız
onlarısmarlamışlardı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Negative

Şimdiki zaman (-iyor) – olumsuzpresent

benısmarlamıyorum
senısmarlamıyorsun
oısmarlamıyor
bizısmarlamıyoruz
sizısmarlamıyorsunuz
onlarısmarlamıyorlar

More on this: Questions and negatives with “-iyor”

Görülen geçmiş zaman (-di) – olumsuzcompleted past

benısmarlamadım
senısmarlamadın
oısmarlamadı
bizısmarlamadık
sizısmarlamadınız
onlarısmarlamadılar

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – olumsuzreported past

benısmarlamamışım
senısmarlamamışsın
oısmarlamamış
bizısmarlamamışız
sizısmarlamamışsınız
onlarısmarlamamışlar

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – olumsuzfuture

benısmarlamayacağım
senısmarlamayacaksın
oısmarlamayacak
bizısmarlamayacağız
sizısmarlamayacaksınız
onlarısmarlamayacaklar

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – olumsuzpast continuous

benısmarlamıyordum
senısmarlamıyordun
oısmarlamıyordu
bizısmarlamıyorduk
sizısmarlamıyordunuz
onlarısmarlamıyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – olumsuzpast perfect

benısmarlamamıştım
senısmarlamamıştın
oısmarlamamıştı
bizısmarlamamıştık
sizısmarlamamıştınız
onlarısmarlamamışlardı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – olumsuznecessity (must, should)

benısmarlamamalıyım
senısmarlamamalısın
oısmarlamamalı
bizısmarlamamalıyız
sizısmarlamamalısınız
onlarısmarlamamalılar

More on this: Must and should with “-meli”

Dilek-şart kipi (-se) – olumsuzconditional

benısmarlamasam
senısmarlamasan
oısmarlamasa
bizısmarlamasak
sizısmarlamasanız
onlarısmarlamasalar

More on this: If …: the condition with “-se”

Question

Şimdiki zaman (-iyor) – sorupresent

benısmarlıyor muyum
senısmarlıyor musun
oısmarlıyor mu
bizısmarlıyor muyuz
sizısmarlıyor musunuz
onlarısmarlıyorlar mı

More on this: Questions and negatives with “-iyor”

Geniş zaman – soruaorist (what usually holds)

benısmarlar mıyım
senısmarlar mısın
oısmarlar mı
bizısmarlar mıyız
sizısmarlar mısınız
onlarısmarlarlar mı

More on this: The aorist: what is always true

Görülen geçmiş zaman (-di) – sorucompleted past

benısmarladım mı
senısmarladın mı
oısmarladı mı
bizısmarladık mı
sizısmarladınız mı
onlarısmarladılar mı

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – sorureported past

benısmarlamış mıyım
senısmarlamış mısın
oısmarlamış mı
bizısmarlamış mıyız
sizısmarlamış mısınız
onlarısmarlamışlar mı

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – sorufuture

benısmarlayacak mıyım
senısmarlayacak mısın
oısmarlayacak mı
bizısmarlayacak mıyız
sizısmarlayacak mısınız
onlarısmarlayacaklar mı

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – sorupast continuous

benısmarlıyor muydum
senısmarlıyor muydun
oısmarlıyor muydu
bizısmarlıyor muyduk
sizısmarlıyor muydunuz
onlarısmarlıyorlar mıydı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – sorupast perfect

benısmarlamış mıydım
senısmarlamış mıydın
oısmarlamış mıydı
bizısmarlamış mıydık
sizısmarlamış mıydınız
onlarısmarlamışlar mıydı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – sorunecessity (must, should)

benısmarlamalı mıyım
senısmarlamalı mısın
oısmarlamalı mı
bizısmarlamalı mıyız
sizısmarlamalı mısınız
onlarısmarlamalılar mı

More on this: Must and should with “-meli”

Dilek-şart kipi (-se) – soruconditional

benısmarlasam mı
senısmarlasan mı
oısmarlasa mı
bizısmarlasak mı
sizısmarlasanız mı
onlarısmarlasalar mı

More on this: If …: the condition with “-se”

Moods

Gereklilik kipi (-meli)necessity (must, should)

benısmarlamalıyım
senısmarlamalısın
oısmarlamalı
bizısmarlamalıyız
sizısmarlamalısınız
onlarısmarlamalılar

More on this: Must and should with “-meli”

Imperative

Non-finite forms

Example sentences from the course

Every sentence comes from this course’s word lists or grammar topics. The verb form is highlighted, and the line below says which tense and person it is.

  • Bu akşam yemeği ben ısmarlıyorum.Dinner is on me this evening.

    ısmarlıyorum — Şimdiki zaman (-iyor) · ben

  • O kadar cimri ki bir çay bile ısmarlamıyor.He is so mean he will not even buy you a tea.

    ısmarlamıyor — Şimdiki zaman (-iyor) – olumsuz · o

  • Kahveleri ben ısmarlıyorum.The coffees are on me.

    ısmarlıyorum — Şimdiki zaman (-iyor) · ben

Quick practice

5 gaps, first from the example sentences above, then from the table. Every answer counts towards your reviews.

Keep going

Verbs with the same pattern

Related grammar topics

The forms are calculated from the rules of the language — twice, in two independent ways — and checked against every hand-written form in this course. The example sentences are the course’s own.