Skip to content
EveryLingua All languagesDictionary
EN

Conjugation of okumak

  • Meaning to read; to study
  • Level A1
  • Pattern regular (-mak) · conjugated like beklemek

What is special about this verb

  • From the word list: A definite object takes the accusative: bu kitabı okudum. “To study at university”: üniversitede okumak.

Bold and underlined: the ending. ◆ marks a form that breaks the rule.

Indicative

Şimdiki zaman (-iyor)present

benokuyorum
senokuyorsun
ookuyor
bizokuyoruz
sizokuyorsunuz
onlarokuyorlar

More on this: The present in “-iyor”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)reported past

benokumuşum
senokumuşsun
ookumuş
bizokumuşuz
sizokumuşsunuz
onlarokumuşlar

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek)future

benokuyacağım
senokuyacaksın
ookuyacak
bizokuyacağız
sizokuyacaksınız
onlarokuyacaklar

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu)past continuous

benokuyordum
senokuyordun
ookuyordu
bizokuyorduk
sizokuyordunuz
onlarokuyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti)past perfect

benokumuştum
senokumuştun
ookumuştu
bizokumuştuk
sizokumuştunuz
onlarokumuşlardı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Negative

Görülen geçmiş zaman (-di) – olumsuzcompleted past

benokumadım
senokumadın
ookumadı
bizokumadık
sizokumadınız
onlarokumadılar

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – olumsuzreported past

benokumamışım
senokumamışsın
ookumamış
bizokumamışız
sizokumamışsınız
onlarokumamışlar

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – olumsuzfuture

benokumayacağım
senokumayacaksın
ookumayacak
bizokumayacağız
sizokumayacaksınız
onlarokumayacaklar

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – olumsuzpast continuous

benokumuyordum
senokumuyordun
ookumuyordu
bizokumuyorduk
sizokumuyordunuz
onlarokumuyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – olumsuzpast perfect

benokumamıştım
senokumamıştın
ookumamıştı
bizokumamıştık
sizokumamıştınız
onlarokumamışlardı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – olumsuznecessity (must, should)

benokumamalıyım
senokumamalısın
ookumamalı
bizokumamalıyız
sizokumamalısınız
onlarokumamalılar

More on this: Must and should with “-meli”

Question

Geniş zaman – soruaorist (what usually holds)

benokur muyum
senokur musun
ookur mu
bizokur muyuz
sizokur musunuz
onlarokurlar mı

More on this: The aorist: what is always true

Görülen geçmiş zaman (-di) – sorucompleted past

benokudum mu
senokudun mu
ookudu mu
bizokuduk mu
sizokudunuz mu
onlarokudular mı

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – sorureported past

benokumuş muyum
senokumuş musun
ookumuş mu
bizokumuş muyuz
sizokumuş musunuz
onlarokumuşlar mı

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – sorufuture

benokuyacak mıyım
senokuyacak mısın
ookuyacak mı
bizokuyacak mıyız
sizokuyacak mısınız
onlarokuyacaklar mı

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – sorupast continuous

benokuyor muydum
senokuyor muydun
ookuyor muydu
bizokuyor muyduk
sizokuyor muydunuz
onlarokuyorlar mıydı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – sorupast perfect

benokumuş muydum
senokumuş muydun
ookumuş muydu
bizokumuş muyduk
sizokumuş muydunuz
onlarokumuşlar mıydı

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – sorunecessity (must, should)

benokumalı mıyım
senokumalı mısın
ookumalı mı
bizokumalı mıyız
sizokumalı mısınız
onlarokumalılar mı

More on this: Must and should with “-meli”

Moods

Gereklilik kipi (-meli)necessity (must, should)

benokumalıyım
senokumalısın
ookumalı
bizokumalıyız
sizokumalısınız
onlarokumalılar

More on this: Must and should with “-meli”

Imperative

Non-finite forms

Example sentences from the course

Every sentence comes from this course’s word lists or grammar topics. The verb form is highlighted, and the line below says which tense and person it is.

  • Hangi bölümde okuyorsun?What are you studying?

    okuyorsun — Şimdiki zaman (-iyor) · sen

  • Akşamları kitap okuyorum.I read in the evenings.

    okuyorum — Şimdiki zaman (-iyor) · ben

  • Ablam üniversitede okuyor.My older sister is at university.

    okuyor — Şimdiki zaman (-iyor) · o

  • Bütün gün evde kitap okudum.I spent the whole day at home reading.

    okudum — Görülen geçmiş zaman (-di) · ben

  • Görevli bugün su sayacını okudu.The man read the water meter today.

    okudu — Görülen geçmiş zaman (-di) · o

  • Eczacı reçeteyi okuyup ilacı verdi.The pharmacist read the prescription and handed over the medicine.

    okuyup — -ip (zarf-fiil)

Quick practice

5 gaps, first from the example sentences above, then from the table. Every answer counts towards your reviews.

Keep going

Verbs with the same pattern

Related grammar topics

The forms are calculated from the rules of the language — twice, in two independent ways — and checked against every hand-written form in this course. The example sentences are the course’s own.