Skip to content
EveryLingua All languagesDictionary
EN

Conjugation of gülümsemek

  • Meaning to smile
  • Level A2
  • Pattern regular (-mek) · conjugated like beklemek

What is special about this verb

  • From the word list: At whom: dative.

Bold and underlined: the ending. ◆ marks a form that breaks the rule.

Indicative

Şimdiki zaman (-iyor)present

bengülümsüyorum
sengülümsüyorsun
ogülümsüyor
bizgülümsüyoruz
sizgülümsüyorsunuz
onlargülümsüyorlar

More on this: The present in “-iyor”

Görülen geçmiş zaman (-di)completed past

bengülümsedim
sengülümsedin
ogülümsedi
bizgülümsedik
sizgülümsediniz
onlargülümsediler

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş)reported past

bengülümsemişim
sengülümsemişsin
ogülümsemiş
bizgülümsemişiz
sizgülümsemişsiniz
onlargülümsemişler

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek)future

bengülümseyeceğim
sengülümseyeceksin
ogülümseyecek
bizgülümseyeceğiz
sizgülümseyeceksiniz
onlargülümseyecekler

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu)past continuous

bengülümsüyordum
sengülümsüyordun
ogülümsüyordu
bizgülümsüyorduk
sizgülümsüyordunuz
onlargülümsüyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti)past perfect

bengülümsemiştim
sengülümsemiştin
ogülümsemişti
bizgülümsemiştik
sizgülümsemiştiniz
onlargülümsemişlerdi

More on this: The past perfect in “-mişti”

Negative

Şimdiki zaman (-iyor) – olumsuzpresent

bengülümsemiyorum
sengülümsemiyorsun
ogülümsemiyor
bizgülümsemiyoruz
sizgülümsemiyorsunuz
onlargülümsemiyorlar

More on this: Questions and negatives with “-iyor”

Görülen geçmiş zaman (-di) – olumsuzcompleted past

bengülümsemedim
sengülümsemedin
ogülümsemedi
bizgülümsemedik
sizgülümsemediniz
onlargülümsemediler

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – olumsuzreported past

bengülümsememişim
sengülümsememişsin
ogülümsememiş
bizgülümsememişiz
sizgülümsememişsiniz
onlargülümsememişler

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – olumsuzfuture

bengülümsemeyeceğim
sengülümsemeyeceksin
ogülümsemeyecek
bizgülümsemeyeceğiz
sizgülümsemeyeceksiniz
onlargülümsemeyecekler

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – olumsuzpast continuous

bengülümsemiyordum
sengülümsemiyordun
ogülümsemiyordu
bizgülümsemiyorduk
sizgülümsemiyordunuz
onlargülümsemiyorlardı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – olumsuzpast perfect

bengülümsememiştim
sengülümsememiştin
ogülümsememişti
bizgülümsememiştik
sizgülümsememiştiniz
onlargülümsememişlerdi

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – olumsuznecessity (must, should)

bengülümsememeliyim
sengülümsememelisin
ogülümsememeli
bizgülümsememeliyiz
sizgülümsememelisiniz
onlargülümsememeliler

More on this: Must and should with “-meli”

Dilek-şart kipi (-se) – olumsuzconditional

bengülümsemesem
sengülümsemesen
ogülümsemese
bizgülümsemesek
sizgülümsemeseniz
onlargülümsemeseler

More on this: If …: the condition with “-se”

Question

Şimdiki zaman (-iyor) – sorupresent

bengülümsüyor muyum
sengülümsüyor musun
ogülümsüyor mu
bizgülümsüyor muyuz
sizgülümsüyor musunuz
onlargülümsüyorlar mı

More on this: Questions and negatives with “-iyor”

Geniş zaman – soruaorist (what usually holds)

bengülümser miyim
sengülümser misin
ogülümser mi
bizgülümser miyiz
sizgülümser misiniz
onlargülümserler mi

More on this: The aorist: what is always true

Görülen geçmiş zaman (-di) – sorucompleted past

bengülümsedim mi
sengülümsedin mi
ogülümsedi mi
bizgülümsedik mi
sizgülümsediniz mi
onlargülümsediler mi

More on this: The definite past in “-di”

Öğrenilen geçmiş zaman (-miş) – sorureported past

bengülümsemiş miyim
sengülümsemiş misin
ogülümsemiş mi
bizgülümsemiş miyiz
sizgülümsemiş misiniz
onlargülümsemişler mi

More on this: The reported past in “-miş”

Gelecek zaman (-ecek) – sorufuture

bengülümseyecek miyim
sengülümseyecek misin
ogülümseyecek mi
bizgülümseyecek miyiz
sizgülümseyecek misiniz
onlargülümseyecekler mi

More on this: The future in “-ecek”

Şimdiki zamanın hikâyesi (-iyordu) – sorupast continuous

bengülümsüyor muydum
sengülümsüyor muydun
ogülümsüyor muydu
bizgülümsüyor muyduk
sizgülümsüyor muydunuz
onlargülümsüyorlar mıydı

More on this: What was going on: “-iyordu”

Öğrenilen geçmişin hikâyesi (-mişti) – sorupast perfect

bengülümsemiş miydim
sengülümsemiş miydin
ogülümsemiş miydi
bizgülümsemiş miydik
sizgülümsemiş miydiniz
onlargülümsemişler miydi

More on this: The past perfect in “-mişti”

Gereklilik kipi (-meli) – sorunecessity (must, should)

bengülümsemeli miyim
sengülümsemeli misin
ogülümsemeli mi
bizgülümsemeli miyiz
sizgülümsemeli misiniz
onlargülümsemeliler mi

More on this: Must and should with “-meli”

Dilek-şart kipi (-se) – soruconditional

bengülümsesem mi
sengülümsesen mi
ogülümsese mi
bizgülümsesek mi
sizgülümseseniz mi
onlargülümseseler mi

More on this: If …: the condition with “-se”

Moods

Gereklilik kipi (-meli)necessity (must, should)

bengülümsemeliyim
sengülümsemelisin
ogülümsemeli
bizgülümsemeliyiz
sizgülümsemelisiniz
onlargülümsemeliler

More on this: Must and should with “-meli”

Imperative

Non-finite forms

Example sentences from the course

Every sentence comes from this course’s word lists or grammar topics. The verb form is highlighted, and the line below says which tense and person it is.

  • Kız bana gülümsedi.The girl smiled at me.

    gülümsedi — Görülen geçmiş zaman (-di) · o

  • Fotoğraf çekerken herkes gülümsüyor.Everyone smiles when a photo is taken.

    gülümsüyor — Şimdiki zaman (-iyor) · o

  • Çiçekleri kokladı ve gülümsedi.She smelt the flowers and smiled.

    gülümsedi — Görülen geçmiş zaman (-di) · o

  • Beni görünce gülümsedi.When she saw me, she smiled.

    gülümsedi — Görülen geçmiş zaman (-di) · o · “-ince”: when, as soon as

Quick practice

5 gaps, first from the example sentences above, then from the table. Every answer counts towards your reviews.

Keep going

Verbs with the same pattern

Related grammar topics

The forms are calculated from the rules of the language — twice, in two independent ways — and checked against every hand-written form in this course. The example sentences are the course’s own.